BİR ÜLKEDE NAMUSLULAR DA, NAMUSSUZLAR KADAR CESUR OLMALIDIR.

AFRİKA MACERAMIZ - 8. ve SON BÖLÜM

20/11/2008 · Kategori: AFRIKA MACERAMIZ

Hayır, yenilmeyecektik,   İlknur'un bir işaretiyle, adamların kötü olduklarını zaten hisseden  Metal, hemen dişlerini ilk gördüğü adama  geçirdi, beyler de fırsatı kaçırmadı! 


Blogca Afrika Gezisi

Hanımlar  da boş durmadı, Nihansum,  güverteyi temizlemekte kullanılan bir kova buldu ve

Blogca Afrika Gezisi 061

 güm diye  silahını ateşleyecek olan adamın kafasına geçirdi.  Adam kovayı başından çıkartırken, birzamanlareylül yerde bulduğu içki şişesini  tüm gücüyle adamın kafasında  kırdı!

Blogca Afrika Gezisi 059

Birzamanlareylül:  Şerefine !!!Öfkeli

Ve vaktiyle eskrim çalışmış olan  İlknur da eline geçirdiği  viledayı tam bir kılıç gibi ustalıkla kullanırken bağırdı:  " biraz eskrim dersi vereyim bu nasıl !" Öfkeli


Blogca Afrika Gezisi 060

Adam:   Ahh! Gözüm !!!
Misscritic ise eline geçirdiği bir tavayı  bir başka adamın kafasında
patlattı. 

Blogca Afrika Gezisi 063

misscritic:  "Tavalar her zaman yumurta pişirmeye yaramaz! "Öfkeli

 Berraksu  ise hortumu kapmış, tazyikli suyu tüfekli adama tutuyor! Adam neye uğradığını şaşırdıSiritiyor

Blogca Afrika Gezisi 071
Berraksu: Al sana banyo! Öfkeli

Ve hatıralarlaben  duvardaki yangın söndürme cihazını alıp, silahını ateşleyecek olan bir başkasının kafasında resmen paraladı!...

Blogca Afrika Gezisi 057

hatıralarlaben:  Al sana süslü kafa ! Öfkeli 


hasretsenfonileri hocam, gurbetteyazmak  yani Hasan abi de ellerinde çelik tavalarla, ayılmaya çalışanın olursabüyük bir zevkle kafasına tekrar tavaları indiriyorlardıSiritiyor
Tabii  diğer tüm arkadaşlar da hepsi ellerinde  tava, süpürge vs. ile ellerinden geleni yapıyorlardı,  tekmeliyor, ısırıyor, kimseye silahını ateşlemesi için fırsat vermiyorlardı. Gülümsüyor

 Biz adamlardan daha kalabalıktık,  Metal'in  de ısırmadığı popo, bacak, kol kalmamıştı.  Sonunda adamlar  kendilerini güverteden atmakta çareyi buldular.Siritiyor

Kalanları da beyler  karga tulumba suya attılar.

Hep birlikte bağırdık:  YAŞASINNNNN!!!!OLEYYYY!!!HURRRAAA!!Siritiyor 
Metal bile sevinmişti:  hav hav hav!Siritiyor

Anjelika: Tekneyi kim kullanacak? Kararsiz
Benduras:  Askerde tank kullanmıştım....Olgun
Hasretsenfonileri: E, hadi o zaman bu iş sana düşer Benduras! Siritiyor

Ahmetde: Biz beyler de ne olur, ne olmaz güvertede nöbet tutalım, haydi Hasan abi, Barış bey, Ufuk gözümüzü dört açalım, ne de olsa tekne elmas kaçakçılarının!..

Bu arada söylemeye gerek yok ambar elmasla doluydu! Ayrıca  pasaportlarımız ve cep telefonlarımızı da kaptan köşkünde bulduk. Ama şarj edilmedikleri için
kimseyle konuşamadık..Üzgün

İlk limanda demir atmak üzere yola çıktık, ve hep birlikte  şarkı söylemeye başladık:

" Bu gemide ah ben de olsaydım
Açık denizlere yol alsaydım
Vız gelirdi her şey inan bana
Yeter ki sen bana varsaydın
Siritiyor.....

Blogca Afrika Gezisi 053
Teknemiz  uzaklaşırken, köpek balıkları denize düşen adamlara yaklaşıyordu. Siritiyor Oh olsun!

Ve  Fas'ın bir limanına vardı.  Hemen Türk büyükelçiliğine gittik ve durumu anlattık. Polis elmasları bulduğumuz için hepimizi kutladı. Ailelerimize telefon ettik, hepsinin ne kadar mutlu olduğunu anlatmaya gerek yok. {#emotions_dlg.cheesy}

Sıcak sulu bungalovlarda, lüks bir safari yapacakken başımıza gelmeyen kalmamıştı, arkadaşlarım bana çok kızmışlar mıydı, sormaya cesaretim yoktu. Utanmis
                                             
BİR HAFTA SONRA.....

Beyaz Saray
'a şık paketlenmiş bir koli geldi.  Üzerinde:  George W. Bush, White House Washington  USA yazıyordu. 

Koruma görevlisi:  Sayın Başkan  inceledik  içinde bomba yok,  sizi seven birisi  emeklilik hediyesi olarak nadide bir Afrika çiçeği göndermiş. 

Blogca Afrika Gezisi 068
-   Hmm... başkanlığım bitiyor bunu evime gönderin. Gönderene de teşekkür edin.

- Gönderen ismini yazmamış ama Türkiye, Ankara'dan geliyor. 
                                               Siritiyor


                                    SON


Oynayanlar:
(Alfabetik sırayla)

 ahmetde, anemonunmutfagi, anjelika7, arzu55, aylintoygun, baris59, benduras, berraksu1, birzamanlareylul,  gurbetdeyazmak, hasretsenfonileri, hatiralarlaben, ilknur1959, kedilerimveben, misscritic, nihansum, sehnaz62, ufuk2008. 

senaryo: antartika
Rol alan ve okuyan herkese  çok teşekkürlerKalp



                                                                          SiritiyorSiritiyorSiritiyor

Kalıcı Bağlantı Yorum (23) Yorum yaz!

AFRİKA MACERAMIZ - 7. BÖLÜM

18/11/2008 · Kategori: AFRIKA MACERAMIZ

Adamlar öyle meşguldüler ki, bizi farketmeden gidecek gibiydiler, günlerdir yürümekten bitap halde olmamıza rağmen bizsiz gitmesinler diye  son bir güçle  koşa koşa yanlarına gittik. Öyle ıssız bir yerde bir grup turist görünce çok şaşırmışlardı. İngilizce hocası olan hasretsenfonileri hocam onlara seslendi.

Bakın biz turistiz, safari için gelmiştik ama dolandırıldık, ormanda kaybolduk, lütfen bizi en yakın şehre, ya da polise götürün...lütfen...Üzgün


Blogca Afrika Gezisi 052

Bir tanesi  içeriye  girip  herhalde kaptana haber verdi ve sonra  bizleri davet ettiler,  böylece sevinç içinde hepimiz tekneye bindik,  bize  yiyecek ve içecek de  ikram ettiler. Çok mutluyduk.  Sonunda kurtulmuştuk.  Ufuk sevinçle el salladı 
" Hoşçakal Afrika!"Siritiyor

Blogca Afrika Gezisi 049

Henüz kaptanla tanışmamıştık ama umurumuzda değildi.  Şuradan bir kurtulsak diyorduk hepimiz.... ve  az sonra teknenin kaptanı, elinde içkisiyle  geldi.  

Blogca Afrika Gezisi 050
Hoşgeldiniz. Göz Kirpiyor  Dünya ne küçük değil mi?  Doğrusu o ormandan sağ kurtulmanız bir mucize! 

Hep bir ağızdan bağırdık!

Olamaz Jambo Ali! "Sinirli

Paralarımızı, cep telefonlarımızı ve pasaportlarımızı çalarak, bizi ormanda terkeden  rehber Jambo Ali!..
 
Her kafadan bir ses çıkmaya başlamıştı.

" Seni namussuz seni!"
" Len eşsolusu  bunu yanına bırakmayacağız!"
" Domuz herif seni!"
 

Jambo Ali, keyifle kahkaha attı.

" HahahahahahahahahahahSiritiyor Pardon, sizler safari yapacaktınız değil mi? Sıcak sulu,  lüks bungalowlar, güzel yemekler, animasyonlar, hahahahahahahahSiritiyor 

" iğrençsin ! Peki bu kadar kişiyiz, bizlere ne yapacaksın? Hepimizi vuracak mısın?"Öfkeli

" İçeride düşündüm bile,  hanımlar bana iyi para kazandırırsınız,  beyaz kadınlar iyi para ediyor burada, beyler sizleri de  biraz açılınca denize attıracağım,  buralarda  köpek balığı boldur, karınlarını doyursunlar hahahahahahah! Hem kurşun harcamamış oluruz, E, malum asıl mesleğimiz elmas kaçakçılığı" Siritiyor 

İyice afalladık.  Elmas kaçakçığı ha. Sasirdim

Bir an  umutsuzluğa kapıldık.  Ama hayır, yenilmeyecektik. O kadar badireyi atlatmışken hem de! Kurnazlar tekneye bindiğimizde tüfeklerimizi  hemen almışlardı.  Şu anda kimsede tüfek yoktu. Üzgün Birbirimize bakıyorduk.. tekne  hareket etmeye başladı. 

Kaptan " Yeterince açılınca  beylere ne yapacağınızı biliyorsunuz!"  dedi ve gitti.

Kendime çok kızıyordum, teknenin ismi Devil's Eye'dı, yani 'şeytanın gözü', böyle bir tekneye binilir mi? Ah kafam ah!" Sinirli

Yarın:  Şeytanın Gözü' nden kaçabilecek miyiz?

Kalıcı Bağlantı Yorum (9) Yorum yaz!

AFRİKA MACERAMIZ - 6. BÖLÜM

18/11/2008 · Kategori: AFRIKA MACERAMIZ

Barış bey ve Ahmet bey, tepetaklak şelaleden aşağı düşünce, hepimiz  aşağı inen keçi yoluna saptık,  tam bir keçi yoluydu,  iki kişi bile zor sığıyorduk.
Mümkün olduğunca hızla  aşağı indik.  Metal de arkadaşların başına geleni görmüş, havlayarak en önden gidiyordu.

Nihayet  aşağı  şelalenin  nehre döküldüğü  yere vardık. 
Bir de ne görelim !  Barış bey ve Ahmet bey  neşe içinde, giysileriyle bir güzel yıkanıyorlar!Siritiyor
Sanırım ikisinin de  koruyucu melekleri  full time çalışıyordu. Gülümsüyor
Şaka bir yana herkes bu  işe  çok sevindi.Gülümsüyor


Blogca Afrika Gezisi 045

Benduras: Ya arkadaşlar hazır gelmişken nehirde yıkansak diyorum!Gülümsüyor
Kedilerimveben: Evet yaaa, toza, çamura battıkUtanmis
Şehnaz:  Hem bu nehirde timsahlar da yok!Gülümsüyor
Nihansum: Yine de birisi nöbet tutsun
İlknur: Bence de...
Barış bey: Ben ve Ahmet tutarız  nasılsa güzelce yıkandıkSiritiyor sıra sizde arkadaşlar

Böylece Barış bey ve Ahmet bey nöbet tutarken, hanımlar bir tarafa, beyler başka bir tarafa gidip, bir güzel yıkanmaya başladık. Sırt çantalarımızda kuru giysiler de vardı. Hepimize öyle iyi geldi ki anlatamam, su soğuktu ama hava 40 derece  olduğundan birbirini dengeliyordu.

Herkes temizlenmiş, sırt çantalarından yeni giysilerini giymişti.  Afrika güneşi batmak üzereydi,  Şehnaz ve hasretsenfonileri hocam sapsarı ovada güneşin batmadan  nadine çiçekler toplamaya karar verdiler.  O sapsarı otlarla  bir aslanın kamufle olduğunu hiçbirimiz düşünemedik. 

Blogca Afrika Gezisi 042
Şehnaz: Bu da nereden çıktı? Her yer bomboştu!Sasirdim
Hasretsenfonileri:  Aman Allah'ım şimdi hapı yuttuk!Üzgün
Şehnaz: Bir belgeselde aç olmazlarsa saldırmadıklarını öğrenmiştimÜzgün
Hasretsenfonileri: İyi de ya şu anda açsaÜzgün
Şehnaz: Hocam aklıma bir şey geldi..Üzgün
Hasretsenfonileri:  Çabuk söyle...Üzgün
Şehnaz: Hani yerlilerin verdiği sihirli taş,  boynunuzda.... belki  işe yarar!Üzgün
Hasretsenfonileri:  Aa, unutmuştum,  deneyelim bari! Üzgün Arkadaşlar ağaçların arkasında kaldı bizi görmeleri imkansız,  başka çaremiz de yok...Üzgün

Böylece  hasretsenfonileri hocamız,  boynundaki  kolyeyi yavaşça çıkartıp aslana doğru uzattı.

Blogca Afrika Gezisi 046

Aslan taşı görürgörmez,  sanki bir şey onu korkutmuş gibi arkasını dönüp, koşa koşa oradan uzaklaştı.  Şehnaz ve hasretsenfonileri birbirlerine sarılıp, kucaklaştılar.
 " Yaşasınnn!!! "{#emotions_dlg.cheesy}
"Vay canına işe yaradı! "Siritiyor

Hava kararıyordu, ikisi de tekrar arkadaşlarının yanına döndüler ve sihirli taşın nasıl işe yaradığını  anlattılar, herkes şaşırmıştı.

Akşam olmuştu,  ağaçlardan ne buldularsa yediler,  muz, egzotik meyvalar... 
nyuhgading    nyuhgadang    nyuh 

ve  yine nöbet tutarak  uykuya daldılar. Ertesi sabah  uyanıp,  kuruyan giysilerini  topladılar, kahvaltı ettiler ve  nehir boyunca yola koyuldular.  Nehrilerin  onları denize götürmesini umarak.....ve umdukları oldu da  birkaç kilometre yürüdükten sonra bir kumsala geldiler, karşılarında okyanus uzanıyordu.

Ufuk: Nihayet ormandan çıktık...
Benduras:  Arkadaşlar  şuraya bakın !Sasirdim
Anjelika: Bir tekne! {#emotions_dlg.cheesy}



Hep birlikte bağırmaya başladık:

"Hey!  Hey!  Buraya bakın!! Hey!"

Yarın: Ne dersiniz teknedekiler iyi adamlar mı, kötü adamlar mı?

Kalıcı Bağlantı Yorum (10) Yorum yaz!

AFRİKA MACERAMIZ - 5. BÖLÜM

17/11/2008 · Kategori: AFRIKA MACERAMIZ

CIA' nın da hakkından geldikten sonra kafilemiz yine yola koyuldu.

Bu arada  Türkiye'deki  gazetelerde şöyle yazılar çıkıyordu:

" Afrika'da safariye çıkan  kafileden haber alınamıyor. Seyahat acentası ilk kez başlarına böyle bir olay geldiğini ve çok üzgün olduklarını söyledi.  Otobüsün normal güzergahı izlemediği sanılıyor.  Şu ana kadar otobüsten veya yolculardan haber alınamadı. "

20 arkadaş yine şarkılar, şakalarla moralimizi yüksek tutmaya çalışıyorduk. Birden ormanın uzak bir yerinden  ağlamalar, inlemeler duyduk. Belgesellerden izlediğimiz fil seslerine benziyordu. 

Ne olur ne olmaz, yine kötü adamlar varsa diye ses çıkartmadan yavaş yavaş seslerin geldiği yöne doğru gittik. Ağaçları kendimize siper ederek baktık, bir anne fil ve yavrusu ile birkaç başka fil  bağırıyordu, onları çevrelerine almış olan bir kamyonet vardı, içlerindeki adamlar tüfekliydiler kamyonetin arkasında ise fildişleri vardı.

Kedilerimveben:  Bunlar kaçak avcılar olmalı! Fildişi avlamak yasak bildiğim kadarıyla!Üzgün
Benduras: Haklısın! Zavallı filleri katledecekler!Sinirli
Hasretsenfonileri:  Adamların hepsi silahlı!.bizde ise sadece sende silah var demotike!Kararsiz
Ahmet bey: Kahretsin! Ne yapsak? Sinirli
Barış bey:  Ahmet,  öteki kamyonetin arkasındaki brandanın altında silah olabilir mi! Ne dersin? ...
Ahmet bey:  Bilmem ki..olabilir de!...
Barış bey: Eğer öyleyse  sessizce kamyonete gidip silah alırız.. senin kadar usta olmasak da askerdeyken hepimiz kullandık...değil mi arkadaşlar?
Gurbetteyazmak: Askerliğimi yapalı yıllar oldu ama olsun bu zavallıcıkların ölmesine göz yummamalıyız!Sinirli
Ufuk: Şey ben henüz askere gitmedim öğrenciyim ama yine de kullanırım..Gözler
Misscritic: Bakın ne diyeceğim: Biz kızlar aşağı inelim, adamları oyalarken, siz bu arada kamyonete bakarsınız...inşallah silah vardır
Ufuk: Haydi o zaman çabuk, adamlar tüfeklerini anne file doğrulttular bile!Üzgün



Böylece  biz kızlar hep birlikte ayağa kalkıp,  gülümseyerek "hellooooo !" diyerek adamların yanına doğru yürümeye başladık. Siritiyor

Adamlar gerçekten çok şaşırdılar.

1. Adam: Hey  vay canına bunlar da nereden çıktı!
2. Adam:  Bilmem! Turiste benziyorlar!
3. Adam: Park bekçisi olmadıkları kesin hahahah!Siritiyor 

Biz adamları lafa tutarken,  Ahmet bey, ufuk,  Hasan abi, Barış bey ve Ahmet bey kamyonetin üzerindeki brandayı yavaşça çektiler ve  BİNGO ! Bol miktarda tüfek vardı, hem de dolu vaziyette...

Ve beyler  hep bir ağızdan bağırdı: Eller yukarı!

Adamların hali görülmeye değerdi çok şaşırdılar.  Tam Yaşasın filler kurtuldu diye düşünürken adamlardan biri  çok yakınında duran anemon'un boğazına tüfeğin namlusunu dayayarak rehin almaz mı! Adam İngilizce bağırdı!...

- Atın tüfeklerinizi yoksa kadın ölür!

Blogca Afrika Gezisi 037

Adam, silahın namlusunu Anemon'un yanağına dayamıştı. Üzgün

Eyvahlar olsun! Gözü dönmüş adamın şakası yoktu. Devam etti:

- Atın diyorum, nesiniz siz? Peta'cı mı Greenpeace mi? Hahahahah!...Siritiyor

O sırada hiç ummadığımız bir şey oldu. İlknur'un kangal köpeği Metal her şeyi hissetmişti, kimler iyi, kimler kötü adam biliyordu ve  arkadan doğruca adama atladı! Dişlerini boynuna geçirdi!

"Yaşşaa Metal! Tut, bırakma!"

Ve silahlar hala bizdeydi, adamlar ormana kaçarak canlarını kurtarmaya çalıştılar...

Yalnız o hengamede gurbetteyazmak yani Hasan abi, fillerin  ortasında yere düşmez mi!

Allah'ım üzerine basacaklar!

Hepimiz donup kaldık.  

Ama korktuğumuz olmadı,  fil içgüdüsüyle kimlerin iyi tarafta olduğunu anlamıştı  ve  hortumuyla Hasan abiyi özenle havaya kaldırdı ve diğer arkadaşlarının onu ezmesini de önledi. 

Blogca Afrika Gezisi 040
Hasan abi,  filin hortumunda Siritiyor

Birzamanlareylül: İnanmıyorum!...Siritiyor

  Anjelika: Hasan abi iyi misiniz, yukarıda havalar nasıl?Siritiyor

"İyiyim iyiyim  fil arkadaş beni tekrar yere bırakınca daha iyi olacağım"Siritiyor

Ve fil, tekrar yavaşça, itinayla Hasan abiye yere bıraktı.  Sonra  hep birlikte gittiler. 
Kaçak avcıların kamyonetlerini alıp almamak konusunda ize karasızdık...

- Bu  kamyonetleri görevliler polis, doğal hayatı koruma görevlileri filan biliyordur, helikopterle uzaktan görüp ateş açabilirler! Güme gideriz!

- Doğru!... 

Böylece  yola yine yayan devam etmeye karar verdik,  ama beylerin hepsinin elinde birer tüfek vardı, bol da mermiyle birlikte!

Epey gittik, sonra gümbür gümbür su sesleri duymaya başladık, yakınlarda kesin bir çağlayan vardı, sık ağaçların arasında  güçlükle yürüyerek  sesin geldiği yöne gittik ve hayatımızda gördüğümüz en güzel manzarayla karşılaştık.

Muhteşmmmm!!!!{#emotions_dlg.cheesy}


Nefesimiz kesilmiş gibi manzarayı  seyre koyulduk,  güneş ışığı ile su damlaları  kırılıp gökkuşakları oluşturuyordu,  muhteşem sözcüğü  az kalırdı.  Barış bey  ve Ahmet bey sürekli fotoğraf çekiyordu,  fakat biraz fazla  tehlikeli bir yerde duruyorlar gibiydi.

Hasretsenfonileri:  Siz ikiniz  çok kıyıda değil misiniz çocuklar?Kararsiz
Barış bey: merak etmeyin hocam...
Ahmet bey:  bize bir şey olmaz...

Fakat aksilik bu ya, ağaçların arasından çığlıklar atarak birbirini kovalayan iki maymun  onların başının üzerinden sanki uçar gibi öteki ağaca  atladı ve ne olduğunu anlayamadan Barış bey ve Ahmet bey  şelaleden aşağı düştüler.

İkisinin çığlığı  suyun  gürültüsüne karıştı! Sasirdim

Blogca Afrika Gezisi 039

Hepimiz şoke olmuştuk ! ! ! SasirdimÜzgünAgliyor

YARIN:  Barış bey ve Ahmet beye elveda mı diyeceğiz?Agliyor

Kalıcı Bağlantı Yorum (11) Yorum yaz!

AFRİKA MACERAMIZ - 4. BÖLÜM

16/11/2008 · Kategori: AFRIKA MACERAMIZ

Mızraklı grup bize yaklaştı, etrafımızı çevrilmişti.
Hasretsenfonileri:  Bu sefer sonumuz geldi herkes hakkını helal etsin.Üzgün
Gurbetteyazmak:  Durun bakalım  belli olmaz hele bir dertlerini anlayalım...Masum
Birzamanlareylül: Antartika sen bir anlaşmaya çalış bakalım belki dillerini anlarsın...Masum
Antartika:  Ben de onu düşünüyorum, umarım anlaşırız....bir şekildeUtanmis
Ahmetde:  Dillerini bilsem fıkra anlatırdım belki işe yarardıSiritiyor
Berraksu:  Valla Ahmet hoca böyle bir anda bile güldürüyorsun adamı!Siritiyor
Hatıralarlaben:  Bizi yahni filan yapmazlar yaUtanmis
Şehnaz: Yahni miÇilgin
Nihansum:  Amanın!!!

Blogca Afrika Gezisi 028

Arkadaşlarımın başına bir şey gelmemesi için dua ederek, elimden geleni yapmaya çalıştım
" eee,   jambo! ratihma andu atene " Gülümsüyor

Yaşasın! işe yaradı,  meğerse böcek yiyen bitkileri insan yiyen canavar bitkilere  dönüşteren adamlardan sanmışlar bizleri de. 
Kabile şefi:  Canavar bitki  bizim üç çocuk ve bir çok keçimizi yedi!Öfkeli
" çok üzüldüm" Agliyor
" bizler onlardan değiliz, biz var iyi beyazlar, evimize dönmek istemek burada kaybolduk"
" sizi bırakmak bir şartla"
"nedir o ?" Olgun
"o adamları bize getirmek "
" o adamlar hala burada mı?"
"evet var aşağıda onların kulube ama var onlar da ateş silahı bizde yok"
" o adamlar yapmak bitkiyi canavar!"
" iki kişi burda kalacak sizler onları bize getirene kadar!"

Kabile şefinin  bir işaretiyle  aramızdan  arzu ve aylin'i  alıp, oradaki totem benzeri direklere bağladılar.  Üzgün 
" peki ya adamları yakalayamazsak!" ?
" o zaman arkadaşlarınızı vereceğiz canavar bitkiye! "

Herkes benden bir açıklama bekliyordu aramızda geçen konuşmayı anlattım.
" Yani o adamları bulup  bunlara götürmek zorundayız!"
Demotike: Tamam o zaman ne duruyoruz! Yola çıkalım elbet bir şeyler düşünürüz!
Aylin  ve Arzu' ya
" Döneceğiz ve sizleri kurtaracağız sakın merak etmeyin! " dedik. Kızlar çok cesurdu ve bize 
" Tamam sizlere güveniyoruz iyi şanslar! "  dediler. 

Blogca Afrika Gezisi 030

Aylin  ve Arzu  bağlandıkları  totemde !!!

Kabile şefinin tarif ettiği yola saptık ve sonunda  bir tepenin aşağısında küçük bir kulübe gördük, dışarıda bir jip vardı. 
Ahmetde: Herkes yere uzansın...dürbünle bir bakayım içeride kaç kişiler?

Ahmet bey dürbünle pencereye baktı  manazara aşağıdaki gibiydi..

Blogca Afrika Gezisi 036

Ahmetde: Galiba sadece iki kişiler...
Gurbetteyazmak: Bitkilerin genetiğini değiştirdikleri bir laboratuvar kurmuşlar!
Anemonunmutfağı:  Bir gün CIA 'ya  karşı  mücadelede yer alacağım hiç aklıma  gelmezdi. Siritiyor
Barış bey:  Al benden de! Siritiyor
İlknur:  Metal'i de unutmayalım  o safkan bir kangal çok işe yarayabilir!Gülümsüyor
Şehnaz: Doğru !
Nihansum:  Ee, ne bekliyoruz?
Ahmetde:  Bi dakka! pencereden gözükmemek için otların arasında sürünerek gideceğiz...ben önden gideyim elimde tüfek var...haydi başlıyoruz...

Böylece, sürünerek  kulübeye doğru gitmeye başladık,  kapıya varınca  tekmeyle kapıyı açtık,   adamlar silahlarına sarılacak zaman bile bulamadılar. Hiç beklemiyorlardı.
İlknur  Metal'e  " tut Metal, tut onları!"  deyince  Metal  adamlara öyle bir saldırdı ki,  ikisinin de ödü koptu: Siritiyor Adamlardan birinin bacağına dişlerini kenetleyip hiç bırakmadı. 

Hepimiz " Yaşasın!  Başardık!!:.." diye bağırdı.
Hepimiz çok sevinçliydik,  adamları önümüze katarak  doğruca  kabilenin köyüne gittik.  
Aylin ve Arzu  hala bağlıydı, bizleri görünce sevinçten çılgına döndüklerini söylemeye gerek yok. Gülümsüyor

Aylintoygun ve Arzu55" Yaşasınnn! Biliyorduk başaracağınızı, içimize doğmuştu!.."{#emotions_dlg.cheesy}

Kabiledekiler Aylin ve Arzu'yu  serbest bıraktılar, onlar sevinç gözyaşlaryıla arkadaşlarla kucaklaşırken, yerliler iki adamı  mızraklara dürte dürte doğruca  genetiğini değiştirdikleri  dev bitkilerin  yanına götürdüler.
Adamlar başlarına geleceği tahmin etmişti. 

" No!  No! No!" diye bağırmaya başladılar.  Ama  kaçış yoktu, dev bitkinin  yaprakları ikisinin üzerine kapandı,  iki adam da kendi  yarattıkları canavara yem olmuşlardı.  Korkunç bir ölümdü ama bunu haketmişlerdi. 

Kabile  şefi bize de gidebileceğimiz söyledi. Kaybolduğumuz için de  ekmeğe benzer bir şeyler vermeyi ihmal etmediler. Kabilenin büyücüsü ise  başımız derde girdiğinde kullanmamız için garip  bir taş verdi, onu da aldık ve çok teşekkür edip tekrar yola koyulduk.
Neşemiz yerine gelmişti. 
Acaba  bizleri başka neler bekliyordu ? Göz Kirpiyor

YARIN: Neler olacak?

Kalıcı Bağlantı Yorum (9) Yorum yaz!

AFRİKA MACERAMIZ - 3. BÖLÜM

14/11/2008 · Kategori: AFRIKA MACERAMIZ


Ufuk arkadaşımız,  kıyıya doğru yüzmeye çalışıyordu ama timsah daha hızlıydı....
tam o sırada koşarak aşağı inen  Ahmet bey,  tüfeğini doğrulttu ve  timsaha nişan aldı.
Hepimiz nefeslerimizi tutmuştuk...

Ve  pat  diye tüfek sesinini duyduk,  timsah gözünden vurulmuştu,  fırsattan istifade Ufuk hemen kıyıya çıktı ve  bu korkunç olaydan kıl payı kurtuldu. Hepimiz çok sevindik, bir alkış koptu. YAŞASINNNN!....en büyük kampçı bizim kampçı{#emotions_dlg.cheesy}
Ahmet :  İyisin yaGülümsüyor 
Ufuk2008:  Sağol Ahmet  abi, hayatımı kurtardın.Gülümsüyor

Bu arada ipten köprü yıkılmıştı  bir şey olursa artık geri de dönemeyecektik! 

Ve tekrar uygar bir yer bulabilmek umuduyla, yola devam ettik, acaba sağsalim evlerimize
dönebilecek miydik? Hepimiz  içimizden bunu düşünüyor ve merak ediyorduk.Masum
Hele ben  bu geziyi  düzenlediğim için çok pişmandım, arkadaşlarımın başına bir şey gelirse, asla kendimi affetmeyecektim.Utanmis

Uzun süre  tek bir insana rastlamadan yol aldık, arada filler, zürafalar, zebralar, gazeller görüyorduk, başımızın üzerinde  kuş sürüleri, kartallar uçuşuyor,  ağaçlarda ise şempanzeler oradan oraya atlıyorlardı, rengarenk papağanlar da cabası...biraz dinlenmeye ve bir şeyler yemeye karar verdik. Anjelika'ya ot toplamasını yasak ettikSiritiyor 
Benduras: Arkadaşlar Afrika bana  inanılmaz ilham verdi,  şurada oturup bir şiir yazayım sonra yola devam ederiz..Gülümsüyor
" Ooooo! Tamam  yaz şiirini, bekliyoruz" Gülümsüyor

Blogca Afrika Gezisi 021

Benduras şiirini yazmaya başlamıştı:

Biz Afrika'da safarideyken
Ay üstümüze yuva yapıyordu
Yıldızlar göz kırpıyordu
Gecenin karanlığında aslanlar......

Ama  Benduras  sırtını insan yiyen canavar bitkilere verdiğini bilmiyordu. Normalde sadece böcekleri yiyen bu bitki nasıl olup da böyle canavarlaşmıştı bunun cevabını sonradan keşfedecektik.  (Benduras'ın şiirinin tamamı  bir önceki bölümün yorum kısmında okuyabilirsiniz. )Gülümsüyor

Blogca Afrika Gezisi 025

Benduras: İMDAAT...NE OLUYOR! Sasirdim

Hepimiz koşup  arkadaşımızı  acayip bitkiden kurtardık.   

Misscritic  ismine uygun  bir şekilde hemen büyütecini aldı ve bitkiyi  incelemeye başladı, fazla sokulmadan tabii..
Misscritic:  Allah Allah  bu bitki  böcekleri  içine alır ama insanlara saldıracak kadar nasıl büyümüş. Bunda bir iş var arkadaşlar! 
Hasretsenfonileri: Çocuklar bakın yerde bir şey var!
Otların arasında garip bir  konserve kutusu bulduk,  üzerinde hormon filan yazıyordu.
Arzu:  Biri bu bitkiye özellikle canavar hale gelecek bir şeyler aşılamış olmasın?
Barış bey: Bu işin arkasında CIA yoksa ne olayım!
Herkes:
Evet kesinlikle öyledir!!! dedi.

Kutuyu delil olarak aldık.  Sağ kurtulursak bu işin peşini bırakmayacaktık.  Belki de zavallı yerlilerden böylece kurtulmayı düşünüyorlardı.

Yolumuza devam ederken, kedilerimveben  yani Esra, biraz geride kalmıştı,  sanki otların arasında bir şeye bakıyor gibiydi,  yüzü çok mutluydu herhalde nadir bir çiçek filan derken, Esra koşa koşa yanımıza geldi. Kucağında bir şey vardı.

Blogca Afrika Gezisi 022
Bakın ne buldum ! Gülümsüyor



OLamazz, çok güzel, çok şirindi.  Esra bunu eve götürmek istiyordu.
Ama bir de ne görelim  güzel kediciğin annesi  kükreyerek  bizlere doğru koşa koşa gelmiyor mu!

Anjelika: Herkes ağaçlara tırmansın!
Arzu55: Yavruyu yere bırak! Yavruyu yere bırak!
Birzamanlareylül:  Evet yavruyu bırak! Çabuk!!!
hasretsenfonileri:  70'inde ağaca tırmanmak çok kolay olacak! Çilgin

Esra yavruyu yavaşça yere, otların arasına bırakınca, hocamın da ağaca çıkmasına gerek kalmadı çünkü   Anne leopar yavrusunu görünce, kokladı ve sonra ağzına alıp, geri döndü. Büyük ihtimalle diğer yavrularını yalnız bırakmak istemiyordu. Dönmeden önce bize de kükremeyi ihmal etmedi. Herhalde şöyle demiştir:
-" Len' o' lum bir daha yavruma yaklaşırsanız hepinizi doğduğunuza pişman ederim!"
Siritiyor
Aylintoygun:  Kız Esra,  bir daha sakın kedi medi alayım deme, her zaman bu kadar şanslı olmayabiliriz!Siritiyor


Ve yine yola koyulduk....ağaçların yani ormanın ortasında dümdüz bir yer görmüştük,  orada kamp kurmaya karar versek mi diye düşünürken ne olduğunu anlayamadan sanki gökyüzünden sopalar yağmaya başladı.!! ! !
Az sonra  bunların sopa değil mızrak olduğunu farkettik!

Blogca Afrika Gezisi 018

Bu sefer işimiz bitikti galiba.   Üzgün

Yarın:  Sonumuz mu geldi? Kurtulacak mıyız?

Kalıcı Bağlantı Yorum (15) Yorum yaz!

AFRİKA MACERAMIZ- 2. BÖLÜM

14/11/2008 · Kategori: AFRIKA MACERAMIZ

Anemonunmutfağı: Yemek hazırrrrr

Ohh, hepimiz çok acıkmıştık doğrusu, Afrika’nın havası da insanın iştahını açıyor, başımıza gelenleri unutup espirler, şakalar yaparak yere serdiğimiz kocaman piknik örtüsünün başında toplaştık, yalnız ben Anjelika’nın aramızda olmadığını fark ettim.

arkadaşlar Anjelika nerede?”

Hasretsenfonileri: Şu tepeye çıkmış ot topluyordu…aaa, nerede bu kız?

Herkes yerinde kalktı ve bir yandan bağırarak arkadaşımızı aramaya başladık…

Anjelika!”

“Anjelika! Neredesin!”…

Benim aklıma korkunç şeyler geliyordu, aklımdan atmaya çalışıyordum maazallah ya piton yediyse gibi, bunu Şehnaz da düşünmüş olacak ki, hüngür hüngür ağlamaya başladı.
Blogca Afrika Gezisi 010
Ama aniden İlknur’un aklına bir şey geldi,

“ Metal’e bir eşyasını koklatalım o bulur!”

“Evet yaa, ne iyi ettin de onu da getirdin İlknur’cuğum, haydi!”

böylece Metal’e Anjelika’nın sırt çantasından aldığımız bir anorağı koklattık, metal kokuyu alır almaz, koşmaya başladı bizler de peşinden…

Bir yandan da bağırıyorduk “Anjelika! Neredesin?” diye

Sonunda Metal havlamaya başladı ve cılız bir ses “buradayımmm” dedi.

Ses yakından geliyordu ama etrafta kimseyi göremiyorduk.

 “yukarı bakın!”

doğru ya Metal bile yukarı bakıp havlıyordu..

Bir de ne görelim, manzara aşağıdaki gibiydi!


Blogca Afrika Gezisi 016
Ahmetde
’nin her şeye yarıyan çakısıyla arkadaşımızı tuzaktan kurtardık.Gülümsüyor 

Meğerse yaramaz bir şempanze Anjelika'nın sepetine göz dikmiş, o yüzden gözetliyormuş, kız bir ara sepeti yere koyunca alıp kaçırmış. Anjelika'da sepeti arayayım derken avcıların eskiden kurduğu tuzağa yakalanmış.
Olayın iyi bitmesine sevinip, tekrar  kamp yerimize dönüp yemeğe oturduk…hepimiz çok acıkmıştık...

Akşam oluyordu en tecrübelimiz olan, gerçek bir kampçı olan demotike sayesinde güzel bir kamp ateşi yaktık. Barış bey ise sürekli bol bol resim çekiyordu. E, o da en tecrübeli fotoğrafçımız ne de olsa.

Soyguncular cep telefonlarımızı da almışlardı ama bu kötü durumdan kurtulacaktık moral bulmak için kamp ateşinde halay bile çektik “fidayda da Afrika’lım fidaydaaaa” diye.Siritiyor


O kadar yorgunduk ki, battaniyelerimizi alıp, otların üzerine uzanıp uyuduk, hocam çadır bile istemem derken onu bu hallere koydum ya, çok suçluluk duyuyordum. Uzaktan arada sırada gelen aslanların kükremeleri, vahşi hayvan sesleri arasında uyuya kaldık…

Sabah erkenden kalktık, hep birlikte kahvaltı yaptık, zeytinlerden bize de kalmıştı, nehirde yüzümüz gözümüzü de yıkayıp, çaresiz birilerini buluruz umuduyla yola düştük.

Ama öyle bir yere geldik ki, ne siz sorun, ne ben söyleyeyim…

Karşıya geçmemiz gereken bir nehir vardı ve üzerindeki ipten bir köprüydü! Tahtalardan yapılmıştı..


Blogca Afrika Gezisi 011

Arzu:“
Aman Allah’ım acaba sağlam mıdır ki?”Kararsiz

Aylin: “Pek öyle gözükmüyor”Olgun

Berraksu: “ buraya kadar geldik geri dönemeyiz, başka yol da yok”

Hatıralarlaben “ bence de…”

Nihansum: “ katılıyorum…”

Misscritic: ya tam yarıyolda koparsa!Üzgün
Esra (kedilerimveben):
“ kendimi İndiana Jones filminde hissetmeye başladım”Siritiyor

Ahmet bey: “hakikaten öyle!”Siritiyor
Birzamanlareylül:
“ haydi arkadaşlar bence yola koyulalım”

Benduras: Allah'tan aşağısı su, koparsa yüzeriz artık yüzmeye bilmeyen var mı içimizde?Kararsiz
Kimseden hayır sesi gelmedi, herkes yüzme biliyorduGülümsüyor Bu iyi oldu.
Ve hepimiz, tek sıra halinde ip köprüden geçmeye başladık. Kafilemizin en büyüğü, sevimli babaannesi hasretsenfonilerin elini bırakmıyorduk, 70 yaşındayım diyordu ama Allah’tan hepimize taş çıkartıyordu yürürken..

Hepimiz karşıya geçtik ve ‘oh!’ dedik.

Blogca Afrika Gezisi 012

 En son Ufuk2008 kalmıştı…yalnız tam o geçerken birden ip köprü yıkılmaz mı!

Blogca Afrika Gezisi 015

Hepimiz dehşet içinde kaldık! Üstelik düşen içimizdeki en genç arkadaşımız, 19 yaşındaki Ufuk' duÜzgün


Suya düştükten sonra,  kıyıya yüzebilir diye sevinirken, ona doğru yaklaşan şey kanımızı dondurdu. Hayır OLAMAZZZZZ!....Sasirdim


Blogca Afrika Gezisi 014
2. Bölümün sonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (14) Yorum yaz!

AFRİKA MACERAMIZ-1. BÖLÜM

12/11/2008 · Kategori: AFRIKA MACERAMIZ

Eveeeet, sevgili arkadaşlar bizi Afrika’ya götürecek olan uçağa bindik ve Afrika’ya iner inmez safari için otobüse bindik. Kimler var kafilede, tek tek sayamıyorum, hepiniz varsınız. Gülümsüyor


Otobüste “biz Afrika’da her gece mehtaba çıkardıkkkkk” diye şarkılar söylüyorduk neşeyle. t
abii koro şefimizin hasretsenfonileri hocam olduğunu söylemeye gerek yok.Siritiyor Rehberimiz bir Türk'dü lakabı Jambo Ali'ydi. Bana kalırsa biraz haydut tipliydi  ama isteyince sempatik de oluyordu. Hatta çoğumuz onu pek komik buldular.


Sonra bir fil görüp hepimiz aşağı indik ama bu yüzden başımıza ne geleceğinden habersizdik.Kararsiz

Blogca Afrika Gezisi 009


Filin resimlerini çektikten sonra otobüsümüzün yanına gittik ki, ne görelim!


Blogca Afrika Gezisi 008

Ne şoför var, ne de rehberimiz Jambo Ali! İkisi de paralarımızı, pasaportlarımızı alıp kaçmışlar meğerse bunlar elmas kaçakçılarıymış sonradan anlayacağız gerçi şimdilik bu kadar söylüyorum!..Ünlem

Üstelik mahsus benzini de dökmüşlerdi!..ama kamp malzemelerimiz, çantalarımız duruyordu.

Tam moralimiz bozuluyor diye korkarken Üzgün

Hasretsenfonileri:  Arkadaşlar  olan oldu, moralimizi bozmuyoruz madem öyle yayan yola devam edeceğiz!..

Gurbetteyazmak: Evet, haydi Afrika biz geliyoruz. Yolu bilmesek de Allah yardım eder…

Hepimiz  o anda cesaretlendik, bir alkış koptu. Ve malzemelerimizi alıp yayan yola koyulduk.

İlk iş  Massai yerlilerine rastladık, kadınların yaptığı incik boncuklar çok hoştu, öyle iyi insanlardı ki, kafiledik tüm kadınlara birer tane hediye ettiler.


Blogca Afrika Gezisi 004

Hasan abi de durur mu? Hemen sırt çantasındaki Gemlik zeytinlerinden onlara hediye etti, böylece Türk zeytinlerini ta Afrika’da tanıttık…


Blogca Afrika Gezisi 005

Massai yerlileri gurbetteyazmak abimin leziz zeytinleriyle..Gülümsüyor.

Blogca Afrika Gezisi 003

Daha sonra nehir kenarı bir ovaya geldik, hepimiz acıkmıştık, karnımız zil çalıyordu.

Anemonunmutfağı: “Arkadaşlar hepimiz acıktık, haydi burada kamp kuralım, bir şeyler pişirelim.”Gülümsüyor Deyince herkes katıldı. Beyleri  balık tutmaya gönderdik, Ve biz kadınlar yemek işine koyulduk. Anjelika ise ot, bitki meraklısı olduğundan yemekte kullanacağımız otlar aramaya başladı. Kolunda da sepeti…


Blogca Afrika Gezisi 001


Ama Blogca Afrika Gezisi 007 geniş, dev yaprakların arasından bir çift gözün kendisini izlediğinden habersizdi.
 Ünlem




YARIN: Anjelika kaybolacak!...

Kalıcı Bağlantı Yorum (14) Yorum yaz!

AFRİKA, BİZ GELİYORUZ:)))

12/11/2008 · Kategori: AFRIKA MACERAMIZ



SiritiyorSiritiyor Sevgili arkadaşlarım,  size bir sürprizim var, sizleri sizlerin haberi olmadan Afrika'ya götürdümSiritiyor  Acaba orada başımıza neler gelecek? Sessiz, sakin resim çekip dönecek miyiz yoksa serüvenler mi  yaşayacağız? Ne dersiniz? Siritiyor
Siritiyor

Kalıcı Bağlantı Yorum (16) Yorum yaz!