Son Yazılarım
Kategorilerim
Arkadaşlarım
Bağlantılarım
KADIN OLMAK HARİKADIR
İŞTE 11 SEBEP
1. Bindiğiniz gemi batarsa, filikalara binilirken kadın ve çocuklara öncelik tanınır
2. Bir kadın en iyi arkadaşını rahatlıkla kucaklayabilir, eşcinsel olduğu düşünülecek diye bir korku taşımaz
3. Kadınlar erkeklerden daha uzun yaşarlar
4. Kadınlar yakışıklı bir erkekle onu çıplak olarak hayal etmeden sohbet edebilirler!
5. Bazı sorunlarını sadece çikolata yiyerek çözümleyebilirler
6. Kadınlar bir hata yaptıklarında bunu herkese anlatabilirler
7. Bir kadın ağlarsa hassas, bir erkek ağlarsa sulugöz olur
8. Kadınlar DNA testine gerek duymadan çocuklarının babasını bilirler!
9. Erkek fatma olmak hoş, kız gibi oğlan olmak hoş değildir.
10. Kadınlar aynı anda enaz iki farklı işi bir arada yapabilirler
11. Bunu ben buldum: Ev hanımı diye bir deyim var ve ne iş yapıyorsunuz diye soran olursa rahatlıkla, "ev hanımıyım" diyebilirsiniz ama bir erkeğin "ev beyiyim" dediğini düşünebiliyor musunuz?
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!

foto: stockphoto
Bilimsel adı 'theobroma cacao' olan kakao ağacının ismini, 17.yüzyılda İsveç'li bilim adamı Linnaeus koymuş, theobroma Yunanca 'Tanrıların Yiyeceği' anlamına geliyor. Kakao ağacının tohumlarını ilk kez Aztekler ve Mayalar kullanmış, bu ağacın tohumlarından sıcak bir içecek yapıyor ve bunu sadece asiller, savaşçılar ve rahipler gibi üst kademedeki az sayıdaki kişi için üretiliyormuş. Aztekler 100 kakao tohumuna bir köle alabiliyorlarmış. Ünlü İtalyan çapkın Kazanova'nın çikolatayı bir afrodizyak olarak kullandığı da biliniyor.
Çikolata Meksika’da Aztek dilindeyse acı su anlamına geliyormuş,Aztekler ve Mayalar, tropik ülkelere özgü kakao ağacının tohumunu ezip, suyla karıştırmışlar, şeker koymadıkları için tabii acı bir çikolata olmuş, sonra şekerle tatlandırmışlar ve ortaya bugünkü çikolatanın ilkel şekli çıkmış ve yukarıda dediğim gibi öyle herkes yiyemiyormuş, sadece asiller, rahipler filan için hazırlanıyormuş.
Yapılan araştırmalara göre, Mayalar 2.600 yıl öncesinde çikolata içiyorlarmış
Dünyadaki kakaonun neredeyse üçte ikisi Afrika’dan geliyor, çikolata üretiminde kullanılan üç tip kakao varmış, criollo, forastero ve trinitario. bunlar Karaip adalarında ve güney Amerika'da üretiliyor,
Çikolata beynimizdeki serotonin maddesini arttırıyor bu mutluluk hissi veren bir madde dolayısıyla çikolata yemek insana mutluluk veriyor, ayrıca çikolata antioksidan maddeler içeriyor, içinde kafein gibi bağımlılık yapan madde de var ama o kadar az oranda ki, zararlı sayılmıyor. Bu arada çikolata kediler, (özellikle yavru kediler), köpekler, atlar, papağanlar için zehir etkisi yapabilirmiş, sakın kedinize, köpeğinize çikolata yedirmeyin!
Çikolatanın sivilce yaptığı ise tamamen uydurmaymış, saf yani sütsüz çikolata tam tersine antioksidan bir gıda olduğu için

cilde iyi geliyormuş, sivilceye sebep olan şey ise sütmüş, sütlü çikolata sivilce yapabiliyormuş, içinde bulunan theobromine maddesi sayesinde çikolatanın inatçı öksürüklere de iyi geldiği, gırtlağı yumuşattığı ve nemlendirdiği saptanmış, şaşırtıcı bir şey de çikolata kalbe de iyi geliyormuş!Çikolatada bulunan yüksek miktardaki polyphenol, düşük yoğunluktaki lipoproteinlerin oksidasyonunu azaltarak, kalp hastalıklarına karşı vücudumuzu koruyormuş, böylece ömrümüzü uzattığı da söyleniyor ama bunların henüz tartışıldığını da belirtelim.
Yine İngiltere'deki bir araştırmada, çikolata yiyenlerin EEG'lerinde çikolatanın kokusunun, beyindeki theta etkinliğini azalttığı görülmüş ki, bu insanı sakinleştiriyormuş. Çikolatanın içinde bulunan penihetilamin maddesinin de dopamin pompalayarak, insana mutluluk verdiği, beynimizdeki zevk alma merkezini uyardığı belirtiliyor fakat aynı zamanda paranoyak şizofrenlerin beyinlerinde bu madde yüksek oranda mevcutmuş!..
Bugün bildiğimiz çikolatayı ilk kez İsviçre'li şekerci Rodolphe Lindt, 1879 yılında üretmiş, Azteklerden farklı olarak kakaonun yağını da kullanmış ve böylece ağzımızda eriyen, yumuşayan çikolata ortaya çıkmış.
Kadınlar arasında yapılan bir ankette, kadınların %50'sinin çikolatayı sekse tercih ettiği ortaya çıkmış. Nedeni bilinmiyor ama çikolataya kadınlar çok daha düşkün, erkeklerin %15'i, kadınların ise %40'ı çikolatacı!Başka bir kaynağa daha doğrusu ankete göre, kadınların %99'u çikolatasız yapamıyor.
İstatistiklere göre :
1 .Ortalama bir Amerikalı yılda 4.5 kg, İsviçreli ise 21 kg. çikolata tüketiyormuş.
2. Çikolatayı en fazla kadınlar seviyormuş.
3. Avrupa ve Amerika'daki düğünlerde, partilerde 'çikolata çeşmesi' kiralamak moda olmuş. Çeşmeden şelale gibi çikolata akıyor!Boy boy çikolata çeşmeleri mevcut, küçük boy bir çikolata çeşmesi 100 davetliye yetiyormuş. Çilek, muz, bonbon vs. gibi şeyleri de çeşmeden akan çikolataya batırabiliyorsunuz. Altta bir çikolata çeşmesi..
Dünyanın pekçok ülkesinde yapılan anketlerin sonucuna göre, gerçek şu ki, kadınlar çikolatasız yapamıyor, kadınların ruhu için çikolata gerekli, Kanada'da yapılan bir ankete kadınlar 'çikolatasız yapamayacakları' cevabı vermişler. Kadınların %99'u çikolatayı seviyor ve doktorlara göre de çikolata kadınlar için gerekli, özellikle bazen kadınlar resmen çikolataya 'aş eriyorlar'..
Mmmm..yazıyı okuduktan sonra sizin de canınız çikolata çekti mi? Fıstıklı, siyah, üzümlü, fındıklı çikolatalar..minik kağıtlara sarılmış bademli çikolatalar...Eti'nin lokumlu çikolatası...milka ve nestle'nin siyah çikolatası..içi yumuşak kremli çikolatalar..ya vişne likörlü çikolata..içinde minik bir vişne de olacak ama...ne harika, ne dayanılmaz bir ikili!...

çikolata çeşmeleri ülkemizde de yapılıyor..
kaynak: wikipedia
çeviren: Müjde Dural
Kalıcı Bağlantı
Yorum (2)
Yorum yaz!
İngiltere'de yapılan bilimsel bir deney, kadınların kedilerini eşlerinden veya sevgililerinden daha çok sevdiklerini ortaya çıkardı. 
Heyecanlanma ve arzu temelli test kapsamında, kadınlara önce kedilerinin fotoğrafları daha sonra da eşlerinin veya sevgililerinin resimleri gösterildi ve bu esnada kalp atışları sayıldı. Kedilerinin fotoğrafını gören kadınların %71' inde kalp atışlarında hızlanma tespit edildi. Eşlerinin veya sevgililerinin fotoğraflarını gören kadınların kalp atışlarındaki hızlanmaysa %51'de kaldı. 
Yeni James Bond aktörü Daniel Craig'in yarı çıplak resmi bile, kadınlar üzerinde kedilerinin resmi kadar etkili olamadı. 
Testi, Olli evcil hayvan maması şirketi adına. psikolog Dr. David Lewis gerçekleştirdi.
Dr. Lewis " Kadınların kalbini çalma konusunda kediler erkeklerden önde geliyorlar" dedi. 
kaynak: Kedici dergisi
vet. hekim Sn. Tarkan Özçetin'in yeni çıkarttığı bu güzel ve faydalı dergiyi tüm kedicilere tavsiye ediyorum, umarım çok başarılı uzun soluklu bir yayın hayatı olur.
www.kedihastanesi.com (Ankara, Aşağı Ayrancı)
tel: 426 20 03
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!
“Kadınlar niye kedileri sever hiç anlamıyorum! Kediler bağımsızdır, sizi dinlemezler, çağırınca gelmezler, bütün gece dışarıda kalmayı severler ve eve gelince de yalnız kalıp, uyumak isterler, başka bir deyişle kadınlar, erkeklerde nefret ettikleri tüm özellikleri kedilerde olunca seviyorlar!”
Jay Leno
"Kadınlar ve kediler, bir aşk hikayesinin tarihi"
women&cats history of a love affair... bu kitabı tüm kadınlar okumalı.
Evet, Michelle Lovric isimli yazarın ünlü bir kitabı bu..Clea Simon ismindeki bir başka yazar da 'Kadınlar ve Kediler Arasındaki Gizemli Bağ' adlı bir kitap yazmış. Gerçekten istatistiklere göre, kadınlar kedileri erkeklerden üç katı daha fazla seviyor.
Barbara Ellen’e göre de sözkonusu olan sadık bir dostsa, kadınlar yastıklarının üstünde mırıldayan bir kediyi tercih ediyorlar.
“Bir öğleden sonra süper marketteki bekar kadının arabasındakilere göz atınca, iyi marka çikolatalar ve bolca en iyi marka kedi mamaları! Ve erkekler şöyle düşünür: Sahip olduğu tek şey kedisi!..
Ha, ha, hepsi saçma! Üstelik yeni bir araştırmaya göre kedilerin üzerinde yaşayan bir tür parazit kadınları daha çekici, eğlenceli ve de çapkın yapıyormuş! Ne haber?
Aslında eski çağlardan beri evinde kedisi olan kadınlara kötü davranıldı, ortaçağdayken cadı addedildiler! Şimdi de asosyal olarak görülüyorlar, kedisi olan kadınlara şüpheyle bakılıyor!
Kedi düşmanı Melanie Reid ise şöyle yazmış: “Feminizm, pek çok şeyin sorumlusu olarak gösterildi ama hiç kuşkusuz kedilerin revaçta olmasından bir parça kabahatli”
İyi de parkta köpeğini gezdiren bekar erkeklere hiç böyle şeyler söylenmiyor! Bekar ve kedisi/kedileri olan kadın psikopat(!) olarak görülürken, köpeğini gezdiren adam hassas ve çekici oluyor!
Erkek arkadaşınız size “Kedine benden daha çok ilgi gösteriyorsun”derse cevabımız hazır: “Vaktiyle tarihte erkeklere tapan bir uygarlık olduğunu ispatla, o zaman konuşuruz!”
Ayrıca kadınlar kedilerin mükemmel bir ‘erkekölçer’ olduğuna inanıyorlar, kötü birinin kokusunu hemen alıyorlar, dolayısıyla erkek arkadaşınızı önce kedinizle tanıştırmalısınız. Kediniz severse, o zaman mesele yok..
Jane Ganahl’e göreyse, artık daha fazla bekar erkek, kedilerin tapınmaya(!) değer olduğunu keşfediyor. (Biliyorsunuz, eski Mısır’da kedi kutsal kabul edilir ve kediye tapılırdı). kızların sevgilisi bekar, Keremcem'in de kedisi var...
Ve, TIME dergisinin bir anketinde mutlu olmak için aşağıdakilerden hangisini tercih edersiniz sorusunda şu sonuç ortaya çıkmış: Kadınların %38’i ‘kedimle oyun oynarım’ derken, %18’i ‘sevişirim’ şıkkını seçmiş. Amerika’daki kadınların en tercih ettiği hayvan kedi, kuşkusuz kadınlar kediyi, erkeklerden daha çok seviyorlar.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!


monica belluci

Sharon Stone
foto:the-jennerator.com
YÜZYILLARDIR bu soruya kesin bir cevap bulunmadı.
Sarışınlar mı, esmerler mi daha çekici, güzel? Bazıları erkeklerin sarışınlardan hoşlandıklarını ama esmerlerle evlendiklerini iddia ederler, kimileri de erkeklerin daima sarışınları tercih ettiklerini savunurlar.
Marilyn Monreo' nun ünlü komedi filmindeki gibi 'Erkekler Sarışınları Sever' derler yani...
Peki ama kim haklı? Ünlü sarışınlara ve esmerle bakalım, dünyanın en ünlü sarışınları geçmiş yıllardan, günümüze doğru sırayla gelirsek, Marilyn Monreo, Brigitte Bardot, Catherine Deneuve, Ursula Andress, Doris Day, Grace Kelly, Michelle Pfeiffer, (ilk Charlie'nin Melekleri dizisinden)Farrah Fawcett, Kim Basinger, (ABBA grubunun İsveç'li solisti)Agnetha Faltskog, Goldie Hawn, Madonna, Britney Spears, Claudia Schiffer, Julia Roberts, Sharon Stone...bizden ise Filiz Akın, Ahu Tuğba, Banu Alkan ilk akla gelenler..
ünlü masal kahramanlarından Cindrella (Külkedisi), Rapunzel, Alis Harikalar Diyarı'nın Alis'i, Barbie bebek ve Cindy bebek de dünyaca ünlü sarışınlar arasında...
Yani liste bayağı kabarık...

Esmerlere gelince, dünyaca ünlü esmerler de az değil, ama galiba masal kahramanlarının çoğu sarışın, esmer masal kahramanı olarak Pamuk Prenses var..
Dünyaca ünlü esmer film yıldızları ise yine geçmiş yıllardan başlarsak, Elizabeth Taylor, Ava Gardner, Veronica Lake, Maureen O'Hara, Greta Garbo, Olivia de Havilland, Vivien Leigh, Sophia Loren, Claduia Cardinale, Victoria Principal, Sandra Bullock, Liz Hurley, Winona Ryder, Victoria Beckham, Catherine Zeta JonesTürkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Hülya Avşar, Defne Samyeli, ve esmer iki de dünya güzelimiz Jülide Ateş ile Azra Akın ilk akla gelenler..
Ama dünya güzellik yarışmalarında genellikle esmerlerin kazandığı da biliniyor.
Peki niye çoğu kadın sarışın olmaya çalışıyor? 
Bu sorunun cevabı zaten başlığın da cevabı olacak galiba...ben düşündüğüm zaman bu soruya şöyle bir yanıt buldum: Olay basit bir fizik, tabiat kuralıyla ilgili....şöyle ki, açık renkler güneş ışınlarını yansıtır, koyu renkler ise yansıtmaz, yutar. Dolayısyla bir renk ne kadar açıksa, ışığı da o kadar çok yansıtır. İşte işin sırrı, yani sarışınlığın çekiciliği de burada gizli: Sarı saç ve beyaza yakın ten rengi güneşin ışığını yansıtıyor, dolayısıyla sarışınlardan ışık saçılıyor, hoş olan, cazip olan bu..ışık yansıtan her şey insanın gözüne hoş, çekici gelir, çocuklar da parlak şeyleri severler tıpkı onun gibi
Ama bu esmerlerin güzel ya da hoş olmadığı anlamına asla gelmez tabii...
En iyisi siz kendiniz karar verin, aşağıda sarışın ve esmer güzellerin resimlerine bakarak...
SARIŞINLIĞIN TARİHİ
Sarışınların son Buzul Çağından, 10-11.000 yıl önce dünya üzerinde görüldüğü sanılıyor. Daha önce, Avrupalıların saçları ve gözleri koyu renkmiş.
Daha ilginci, Kanadalı antropolog, Peter Frost'un araştırmasına göre, erkek nüfusun seyrek olduğu o dönemlerde, erkekler sarışın kadınları daha beğenmeye başlamışlar ve rekabeti sarışınlar kazanmış, sonuç olarak da sarışınların nüfusu Avrupa'da hızla artmaya başlamış.
İnsan Genlerinin Tarihi ve Coğrafyası adlı kitaba göre (1994), sarışınlar M.Ö 3000 civarında, Litvanya'da çok baskın olarak bulunuyormuş, buradan da yine cinsel tercihle İskandinavya'ya yayıldığı düşünülüyor. Çünkü, erkekler sarışın kadınları daha beğeniyorlarmış.
Gelelim sarışınlıkla ilgili diğer bilgilere, sarışın doğan bebeklerin saçları daha sonra koyulaşıyor, bu yüzden Marilyn Monreo'nun bile bebekkenki sarı saçlı resmine karşın, gençkızlığındaki resimlerinde saçlarının koyu renk olduğunu görenler onun doğal sarışın olmadığını sanabilirler ama hayır, Marilyn Monreo doğal bir sarışın.
Günümüzde sarışınlık, Kuzey Avrupa ülkeleri (özellikle Hollanda, İngiltere), İskandinavya, Baltık ülkeleri ve Rusya'da çok yaygın. Güney Avrupa'da ise sayıları daha az. Kuzey İtalya'da biraz daha çok görülüyorlar.
Daha ilginci, Avustralya yerlileri olan Aborjinlerde de kahverengimsi sarı saç görülmüş. İspanyol kaşifler, 14. y.y'da Kanarya adalarında da sarışın, mavi gözlü insanlara rastlamışlar.
Irkçı Nazi Almanya'sında Nazi'ler Polonyalı sarışın çocukları Almanlaştırmak üzere seçiyorlarmış! Çünkü o talihsiz dönemde, sarışınlık üstün(!) Aryan ırk olarak görülüyormuş.
Sahi bir de gerilim filmlerinin dahi yönetmeni Alfred Hitchcock'un 'sarışın'lara olan tutkusu var..hemen tüm filmlerinde sarışın oyunculara başrol vermişti...Grace Kelly, Tippi Hedren, Kim Novak, Doris Day gibi...
Son olarak, şakayı seven birileri, 2002 yılında tüm dünyayı 'bilim adamlarının araştırmasına göre, sarışınların nesli tükeniyor' diye iyi kandırmış! Sarışınların neslinin tükendiği filan yokmuş. Duyurulur.
peki, ERKEKLER GERÇEKTEN
SARIŞINLARI MI TERCİH EDİYOR?
İngiltere'de yapılan bir anket, erkeklerin sevgili ve metreslerinde sarışınları tercih ettiğini ortaya çıkartırken, kadınların en az beğendikleri erkek tipinin ‘kızıl’ saçlı erkekler olduğunu da ortaya çıkartmış. Erkekler, önce sarışın bir kadınla çıkmak istediklerini belirtmişler ama konu evliliğe gelince, cevaplar değişmiş. Kadınlar ise koyu renk saçlı erkekleri tercih ettiklerini söylemişler. Kızıl saçlı erkekleri ise sadece %2 kadın tercih etmiş.
Kadınların %37’si esmer erkekleri, %29’u açık kumral erkekleri, %16’sı sarışın erkekleri tercih etmiş. Erkeklerin %26’sı sarışın kadınların mükemmel aşıklar olduklarını düşünürlerken, %10’u esmerlerden yana oy kullanmış. Metres konusundaysa erkeklerin %37’si sarışın kadınları tercih etmiş, sonra %22 ile kızıl saçlılar, %13 ile esmerler ve %6 ile açık kumrallar gelmiş.
Konu evliliğe geldiğinde, erkeklerin %30’u nikah töreninde yanlarındaki kadının esmer olmasını tercih etmiş, %27’si açık kumral, %15’i sarışın ve %7’si kızıl saçlı kadınlarla evlenmek istediklerini söylemişler. Portsmouth Üniversitesi’ndeki bir psikolog, “Anket sonuçları çok ilginç, erkekler uzun dönemli ilişkiler için, güven duyacakları mutlu bir evlilik için esmerleri tercih ediyorlar” demiş...
evet, siz ne dersiniz?
Kalıcı Bağlantı
Yorum (81)
Yorum yaz!