ADI 'PİYANO PİYANO BACAKSIZ' OLAN BİR FİLME GİTMEM
Sevgili arkadaşlar bu aralar toplumdaki kokuşmuşluk dışındaki konularda yazmak içimden gelmiyor...
Aşağıya yazacağım konunun da kokuşmuşlukla ilgisi var ve sevgili arkadaşım http://newbahar.blogcu.com ilham verdi bu konu için. Naçizane yazısını okumanızı tavsiye ederim, harika yazmış, eline sağlık.
‘Recep İvedik’ denen suratına kıllar yapıştırılmış, iğrençlikler yapan yapan yaratığa gülmemiz bekleniyor!
Ama ben onu anlatmayacağım zaten sevgili arkadaşım o konuyu yeterince ve hakkıyla anlatmış.
Arkadaşımın yazısı bana ilham verdi ne hakkında mı? ‘Türk filmleri' hakkında.
Şimdi benim henüz 22 yaşındaki sevgili yeğenim Avrupa sinemasını sever, bense ona bu konuda asla katılmam. Tek,tük istisnalar haricinde sinema denince Hollywood’un üzerine kimseyi –buna ülkemiz dahil- tanımadığımı savunurum.
Bu bir aşağılık kompleksi değil, İngiliz, Fransız ve başka ülkelerin filmlerinde de iş yoktur, yetenekleri yok, bizim de yeteneğimiz yok, bunu kabul etmek en iyisi.
“Önyargılısın” diyebilirsiniz ama Türk filmlerine gitmem. Zamanıma ve parama yazık.
Ya sevgili arkadaşlar, ismi “Piyano Piyano Bacaksız” olan bir filme üstüne para verseler gitmem!
İsmin ne önemi var demeyin, çok önemi var, bir filme doğru dürüst bir isim koymasını bile beceremeyecek kadar yeteneksiz, böyle garip, tuhaf, anlaşılmaz bir ismi yaptığı filme isim olarak yakıştıran birinin filminden haz almayacağımı, seyretmeye değmeyeceğini bilirim.
Şöyle bir düşünüyorum 'Piyano piyano bacaksız' ne anlama gelir diye...
Piyano denince gözümün önüne bildiğimiz piyano geliyor,
Bacaksiz içinse, kısa boylu bir çocuk.. ya da bacakları olmayan bir adam da gelebilir...
Yoksa ayakları olmayanbir piyano mu var? Yani bacaksız bir piyano mu? Ya da piyano İtalyanca 'yavaş' anlamına da geldiğinden "piyanoyu yavaş yavaş çal bacaksız çocuk" mu demek?
Niye Türkçe değil? Hoş ismi "Yavaş yavaş bacaksız" olsa da o filme gitmem!
İlginç bir isim olsun diye düşünülmüş gerçekten çok ilginç olmuş o kadar ilginç ki, ismi bile gitmemem için yeterli sebep teşkil ediyor
Kız kardeşim benim kadar ön yargılı değil, o yüzden de bir ara “Uzak”a gitmişti, kızı afakanlar basmış. “abla, yarım saat öyle hiç konuşmadan, duran insan suratlarını izledik” dedi. Valla iyi sabretmiş ben sinemadan çıkardım, hiç öyle sıkıntıya gelemem.
Yine vaktiyle televizyona Şahmeran gelmişti, içimden "salak bir filmdir mutlaka" dedim ama televizyonda başka izleyecek bir şey yok diye izledim. Zülfü Livaneli’nin filmiydi, baş rolde de Türkan Şoray oynuyor, iki ünlü isim. Ama iki ünlü ismin olması o filmin hayatımda izlemek talihsizliğine uğradım en berbat, en sıkıcı film olmasını engellememişti. İçime afakanlar bastı.
Oscar’a aday gösterilecek denilen “Güle Güle” yi de televizyonda izledim, yani bu kadar basit, bu kadar sıradan bir filmi insan aday göstermeye utanır. Kusura bakmasınlar ama Hollywood’un ta 1940’lı yıllardaki romantik komedileri bile Güle Güle’yi 40’a katlar.
Ya yeteneğiniz yok işte, kendinizi boşuna zorlamayın, film çekmek zorunda mısınız?
Ya da 'yemekteyiz' yarşımasında gördüğüm üzere 'borç' çorbasının ne olduğunu bilmeyen ve 'acaba borç almış da, geri vermemiş de, falan da, filan da" diye düşünüp taşınan; Brezilya'yı Afrika kıtasında zanneden çok kültürlü(!) insanlarımız tabii bayılacaklar Türk filmlerine...böyle başa, böyle tarak...
13 yorum yazılmıştır
Yazan:guzela | Tarih: 25/7/2009Konu: merhaba
Yazan:akrepburcu58 | Tarih: 14/3/2009Reha Erdem'in filmlerini izlemeni isterim..
sevgiler
Konu: yorum
Yazan:anemonunmutfagi | Tarih: 7/3/2009Güzel yorumunuz için teşekkürler. Sayfamda yayınladığım Atatürk ve Sümerbank konulu 2 tane yazımda Atatürk fotoğrafları yayınlamıştım. Onlara bakmanızı öneririm. Sevgilerimle.
_______________
Atatürk resimlerine bakarım tabii ki, gözüm, gönlüm açılsın:)sevgiler benden de...
Düzenleyen antartika gün: 14/3/2009 saat: 18:35
Konu: merhaba dostum
Yazan:uygarradikal | Tarih: 27/2/2009yine yazını keyifle okudum ancak sana katılmıyorum haklısın belki bazı filimler gercçekten cok cıvık ve anlamsız ancak ben yinede türk sinemasının önemli bir gelişme kaydettiğine inananlardanım mesela "EŞKİYA" mesela "babam ve oğlum" bunlar şimdi aklıma gelenler..))) ben her şeyin günden güne iyi olacağı düşüncesindeyimmm..sevgiler gönderiyorum sana
____________________________
Sevgili anemon'cuğum, istisnalar olacaktır elbette ve istisnaların olduğunu görmek beni sevindiriyor, mutlu ediyor:))inşallah dediğin gibi olur yani günden güne iyiye gider
benden de sevgiler dostum...
Düzenleyen antartika gün: 7/3/2009 saat: 23:38
Konu: Türk Filmleri
Yazan:benduras | Tarih: 26/2/2009Güzel çevrilen, başarılı Türk filmleri de var. Ama RECEP İVEDİK filmine gösterilen ilgi halkın kültürel seviyesindeki düşmeyi gösteriyor. Ben ilk filmi TV'de gösterildiğinde tesadüfen rasladım ve bir dakika bile dayanamadım filme. Bu filmdeki küfürlere gülenler kendine küfreden yöneticilere de oy vermekde sakınca duymazlar.
Selamlar
___________________
Başka bir deyişle halkın bir kısmı Recep İvedik'e benzemiş diyebilir miyiz?:)
haklısınız tabii...benden de selamlar....
Düzenleyen antartika gün: 27/2/2009 saat: 18:47
Konu: selam
Yazan:nihansum | Tarih: 26/2/2009Herzamanki güzel tahlillerden birini okudum yine.Recep ivedik gişe rekorları kırıyorsa bir terslik var demektir bencede.Demekki seviyemiz seviyesizlikle eşdeğerde değil mi?Ben gitmedim gitmem de.Arog ve önceki gitmedim gitmem de.
Ama iyi pazar kluırmuşlar ve toplumun seviyesini iyi analiz etmişler başarıları burada bence.
Sevgilerimle.
____________________
Haklısınız arkadaşım, toplumun seviyesi kendi seviyeleriyle uyuşuyor ama bakın siz ve diğer yazan arkadaşlarım ve yorum yazmasa da bizlere hak veren bir topluluk da var...direniyoruz toplumsal kokuşmaya direniyoruz..
sevgilerimle
Düzenleyen antartika gün: 26/2/2009 saat: 22:32
Konu: Merhaba
Yazan:gurbetdeyazmak | Tarih: 25/2/2009Aslında çok da haksızlık etmek istemiyorum, Türk sinemasını hep sevdim hala da severek izliyorum. Özellikle birkaç film var ki benim için çok ayrı yerleri vardır; O Çocukları, Babam ve Oğlum, Son Ders, Eşkıya gibi. Ama tabi çok beğendiklerim malesef bir elin parmaklarını geçemiyor. Ama Amerikan sineması konusunda sana sonuna kadar katılıyorum, uzun diyaloglu, hiçbir aksiyon olmayan sözde sanat filmi olan Avrupa filmlerinden hiç hazzetmiyorum ve genellikle de hiç izlemem. Üniversite yıllarında birkaç arkadaşımın beni çekiştire çekiştire götürdükleri bir iki filmden sonra yok bunlar bana göre değil ya ben anlamıyorum ya da ne anlatmak istediklerini onlar da bilmiyor demiştim. Recep İvedik'i ise ne ilkini ne de ikincisini izledim ve izlemeyeceğim de...
Sevgiler...
________________
Nihan'cığım verdiğin istisnai örnekler olabilir, zaten o yüzden yazımda istisnalar olabilir demiştim, Avrupa sineması da bence berbattır, hiç yetenekleri yok ama istisnaları oluyor mesela İtalyan filmi Hayat Güzeldir gibi (ki, zaten biliyorsun Oscar aldı) bence Filiz Akın'lı, Ediz Hun'lu eski Türk filmleri bile yenilerden çok daha güzel:)))ben severek izliyorum o eski Yeşilçam filmlerinin çoğunu...
sevgiler benden ,,,
Düzenleyen antartika gün: 26/2/2009 saat: 17:23
Konu: İşte Türkiye gerçeği
Yazan:gulnagme | Tarih: 24/2/2009Sevgili Kardeşim Müjde Hanım,
Çok geri kalmışız, çok.
Bir fıkra anlatırlardı ne derece doğru bilmeden aktarıyorum.
"İçkinin yasak olduğu yıllarda, padişah fermanını bile dinlemeyen bir BEKRİ MUSTAFA vardı. İşte bu zat ( Tabii o devirde herkes sarıklı cüppeliydi. yani herkes zamanımızın hocaları gibi giyiniyorlardı.) mezarlık kenarından geçerken, üç-beş kişi yolunu keser.
-Hocam cenazemize talkın verecek hoca bulamadık. Gel talkını ver. deyiverirler.
Bizimki ehli-keyf olunca daha çok yardımsever oluyor tabii..Bu acılı ailenin hatırını kırmıyor. Herkes duasını okuyup gittikten sonra, sıra ona geliyor.
---Ey filanca kişi, şimdi sen ahiret alemindesin. Orada nasılsın şu an bilemem. Eğer sana bu dünyayı soracak olurlarsa-Bana talkını veren BEKRİ MUSTAFA dersin- Onlar bu dünyanın ne halde olduğunu anlarlar."
Bu fıkradan esinlenerek diyorum ki bu filmler çok izleniyorsa vay halimize vay..
___________________________
Bekri Mustafa fıkrası muhteşemdi, çok sağolun Hasan ağabey...
maalesef çok izleniyormuş, anne babalar da çocuklarının hatırına götürüyorlar ve bin pişman oluyorlarmış gittiklerine, çok küçük yaştaki çocuklar zaten olur olmaza gülerler, ne de olsa adı üstünde çocuk onlar daha...ama bu filmi yapanlar büyük!!! Adam komiklik olsun diye olmadık rezillikler yapıyormuş maalesef (ben görmedim ama gazetelerde yazıyor)
Düzenleyen antartika gün: 25/2/2009 saat: 17:33
Konu: Selam
Yazan:sehnaz62 | Tarih: 24/2/2009İzledigim en iğrenç filmlerden biriydi. Alt kültürdeki insanlarin davranisları ile dalga geçerek rekorlar kıran bir film. Filmi kahkahalarla izleyenler ne yazik ki filmde kendilerinin aşağılandığını farketmiyorlar mı... Mide bulandirici sahneleri komedi diye yutturmaya çalışmışlar.
Selam ve saygılar.
Esen kalınız.
___________________
Sevgili gülnağme, naçizane tavsiyem benim gibi yap arkadaşım, gitme, parana yazık, değerli vaktine yazık, bir de asabın bozulacak...selam ve saygılar benden, bil mukabele...
Düzenleyen antartika gün: 24/2/2009 saat: 19:15
Konu: merhaba
Yazan:newbahar | Tarih: 24/2/2009canım inan piyano piyano bacaksız filmini ilk duyduğumda, portatif bir piyano düşünmüştüm....bir de ne tuhaf bir isim, başka isimmi bulamamışlar demiştim...şimdi yazını okuyunca yine aklıma geldi.....çok haklısın...sevgiler canım arkadaşım...
___________________________
canım arkadaşım, tuhaf oldukları için tuhaf şeyler yapıyorlar ama bir şeyi unutuyorlar herkes onlar kadar tuhaf değil, yaptıkları saçmasapan filmler sadece KENDİLERİNE güzel gözüküyor!
sevgiler benden Şehnaz'cığım...
Düzenleyen antartika gün: 24/2/2009 saat: 11:33
Konu: Piyano piyano....Ne yazık ki olmeyooooo!!!!
Yazan:Anjelika7 | Tarih: 23/2/2009Bana harbi harbi katılıp, destekledğin için çok teşekkürler sevgili antartika.
Bir gün ama belki bir gün bizde film gibi film çeksek bile isim konusundan kaybederiz gibi geliyor. Yok mudur acaba bunların ellerinden tutup, hayrına HOLLYWOOD'da götürüp eğitecek bir hayırsever?
Sevgi ve selamlar
__________________
ne demek arkadaşım, doğruya doğru, bence bunları Hollywood'a götürsek bile işe yaramaz:))yetenekleri yok:)))
benden de sevgiler, selamlar
Düzenleyen antartika gün: 24/2/2009 saat: 01:10
Konu: Oof of!
Yazan:ilknur1959 | Tarih: 23/2/2009Sevgili arkadaşım, Türk filmlerine bir aralar çok giderdim, aralarında sevdiğim filmler de oldu, ama çok eleştirel gözle bakmadığım içindir eminim. Ama şu Recep İvedik fırtınası yok mu, benim midemi bulandırıyor tam anlamıyla. Yani inan reklamlarına bile dayanamıyorum. Türkiye'de beğeni seviyesi bu kadar mı yerlerde sürünüyor, ben anlayamıyorum? Neyse, bu konuda fazla yazmasam daha iyi, ne de olsa günümüzün popüler kültürü bu... Sevgilerimle canım arkadaşım.
_________________________
Aynen Anjelika'm, reklamlarına ben de bakamıyorum, eski Yeşilçam filmleri bugünkülerden kat kat güzeldi, benden de sevgiler canım..
Düzenleyen antartika gün: 24/2/2009 saat: 01:12
Konu: :)))
Yazan:aylintoygun | Tarih: 23/2/2009Doğru söze ne denir:)))
Seni ve prensesi çok öpüyorum.
___________________
:)))çok teşekkürler canım, ben de
seni ve Metal'i çok öperim....
Düzenleyen antartika gün: 23/2/2009 saat: 19:57
Konu: :))
yine kasıp kavurmuşsun valla.. ne diyeyim:)) bu entel-ne demekse- takımının uydurması filmler bir zamanlar pek bir revaçtaydı. ama biz halk tabakası bir türlü anlayamazdık.!!! halende var bu filmler.. Nuri bilge ceylan filmleri kasar beni mesela.. bizde komedi dedimi belden aşağı esprilerden öteye geçen yok zaten. hasret senfonileri yazmış çok hoşuma gitti o lafı. beyazperdeki recebi izleyip gülen recebin tavuklarına , beyaz camda ki recep az bile diye.. ne doğru bir teşhis..
______________________
teveccühünüz canım arkadaşım:) (Diva gibi konuştum:)))))şaka bir yana teşekkür ediyorum gerçekten, Nuri Bilge vs. hiçbirine gitmiyorum yalnız Issız Adam için güzel diyorlar ki, istisnalar kaideyi bozmaz:))
Düzenleyen antartika gün: 23/2/2009 saat: 17:44