Son Yazılarım
Kategorilerim
Arkadaşlarım
Bağlantılarım
LHC DENEYİ NEDİR? 
LHC ne demek? ?
Large
Hadron
Collider’ ın kısaltılmış ismidir (Büyük Hadron Çarpıştırıcısı) Dünyanın en büyük
atom parçalayıcısı da diyebiliriz.
Deney nerede yapılacak? İsviçre, Cenova'da Fransa - İsviçre sınırına yakın köylerin, inek otlaklarının altındaki CERN yeraltı tünelinde (laboratuvarında).
Deney ne zaman başladı? AtlAS projesinin bir parçası olan deney, 54 yıllık çalışmadan sonra nihayet 10 Eylül 2008 günü sabah saat 10.28'de başladı.
Deneye hangi ülkeler katılıyor? ? Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Çekoslovakya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Macaristan, İtalya, Hollanda, Norveç, Polonya, Portekiz, Slovakya, İspanya, İsveç, İsviçre, İngiltere, Hindistan, İsrail, Japonya, Rusya, Amerik, Türkiye katılıyor. Avrupa Konseyi ve UNESCO'dan da gözlemciler bulunuyor
Deneyin amacı nedir? Kainatın oluşmasına ışık tutmak amacıyla ‘big bang’ denen büyük patlamanın laboratuar koşullarında bir benzerini yapmak.
L
HC deneyi Tehlikeli mi? Hayır. Kara delikler çıkıp da dünyayı yutacak şeklindeki haberler sadece kurgu.

Bilim adamları güvenliğin bu deneyin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtiyorlar.
LHC Deneyi sırasında neler olacak? 2 milyar proton ışık hızına çok yakın bir hızla 27 kilometrelik yer altı tünelini saniyenin onbinde biri gibi bir zamanda döndü. Büyük patlamanın oluşması için belli bir yönde hareket eden protonlardan birinin düzeni bozması gerekiyor. Yani ‘serseri’ bir proton ortaya çıkıp, diğerine çarptığında büyük patlama meydana gelecek. Bilim adamları bunun ne zaman meydana geleceğini bilemiyorlar. Çarpışmadan sonra LHC’nin dört büyük deneyi için ölçüm ve kalibrasyon süreci başlayacak ve yeni sonuçlar bir yıl içinde alınmaya başlanacak. LHC’deki deneyler, fizikçilerin Newton’un yerçekimini buluşuyla başlayan yolculuğunu tamamlamasını sağlayacak. Yerçekimi kütle üzerinde hareket ediyor ama bilim bugüne kadar kütleyi oluşturan mekanizmayı açıklayamadı. LHC’deki deneyler cevabı karşılayacak. Deneyler ayrıca kainatın esrarengiz karanlık maddesinin ne olduğunu da açıklamaya çalışacak, fizikçilere göre görebildiğimiz madde olması gerekenin sadece yirmide birini oluşturuyor, evrendeki toplam maddenin yaklaşık dörtte birinin ise algılanamadığı, açıklanamadığı için esrarengiz bir ‘karanlık madde’ olduğu düşünülüyor. Yine madde – antimadde konusunda tabiatın neden maddeye öncelik tanıdığı sorusunu da araştıracaklar. Ve maddenin kainatın oluştuğu anda nasıl olduğunu gösterecekler.
İşte CERN dünyanın en büyük atom parçalama laboratuvarı

LHC ile ilgili ilginç gerçekler:
- LHC 4.4. milyon dolara mal olmuş.
- LHC' nin bir bölümü dünyanın en soğuk buzdolabı gibi olacak. Dış uzaydan bile daha soğuk bir ısıda, 150 000 buzdolabı sığabilirmiş.

- LHC' deki vakum, dış uzayla kıyaslanırsa, o kadar az gaz molekülü var ki, eğer sızıntı yapan bir araba lastiği olsaydı, inmesi 10.000 yıl alırdı.
- CERN' de, Cenova gölüyle Jura dağı arasındaki 27 kilometrelik tünel kazıldığında, ikisi sadece bir santimetrelik hatayla birleştiler.
- 1960'larda CERN' in ana bilgileri bir bisikletin sepetine konulmuş ve bilgisayar merkezine o şekilde gitmişti.
- 1962'den beri 38 devlet başkanı CERN'i ziyaret etmiş.
- 9 farklı ülkeden itfaiyeci çalışıyor. Çağrıldıkları zaman sadece Fransızca konuşuyorlar.
- Doğanın tüm farklı kuvvetlerini tek bir çerçeve içinde anlamak fiziğin temel amacıdır. CERN' deki çalışmaların da amacı bu.
- LHC deneyi için yapılan süper kablo Ekvator'u 6.8 kez dolanabilir.
- ATLAS mağarası, Notre Dames kilisesinin orta kısmı büyüklükte.
- NOBEL fizik ödülü, iki kez CERN' deki fizikçilere verilmiş.
- 1984 yılında CERN'in tercümanı Francois Siohan, Jura dağının tepesine bisikletle 13 kez tırmanarak, 8848 metre yol katetmiş, Everest'in yüksekliğine eş mesafeyi kateden çevirmen böylece Guiness Rekorlar Kitabına girmiş.
Projenin lideri Lyn Evans " Bu fantastik bir an, artık kainatın oluşumunu ve gelişimini öğrenmek konusunda yeni bir döneme giriyoruz" dedi.
Bir başka bilim adama Neil Armstrong'a gönderme yaparak "Bu bir proton için kısa ama insanlık için dev bir adımdır" demiş.
kaynaklar: www.public.web.cern.ch; LHC machineoutreach / interesting facts
çeviren: Müjde Dural
NOT: Konuya ilgi duyanlar,
bilimkurgu kategorisinde 'ATLAS' projesi yazısını okuyabilirler.

tüm kategoriler sayfamın sol tarafında. Arkadaşlarım listesinin üstünde.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (8)
Yorum yaz!
Başarısız bir intihar teşebbüsü
Çok büyük bir depresyona girdiniz, intiharı düşünecek kadar hem de
elinizde tabanca var ama kendinizi öldürecek cesaretiniz yok, keşke başka biri bunu yapsa diyorsunuz ama kimseden böyle bir şey yapmasını isteyemezsiniz, haksızlık olur. Sonra aklınıza şu geliyor: Bir zaman makinesi bulsanız!
zamanda geçmişe, birkaç dakika önceye tam intiharı düşündüğünüz ana gitseniz ve kendinize ateş etseniz! Evet bu iyi olurdu diye düşünüyorsunuz. Siz tam bunu düşünürken, çok şaşırtıcı bir şey oluyor, nereden çıktığı belli olmayan bir adam, elinde bir tabancayla, size doğru nişan almış olarak beliriyor! Nereden geldiğini anlamıyorsunuz, aniden ortada beliriyor! Üstelik tıpkı size benziyor! Tek farkla ki, sol gözünden fena halde kan akıyor, o yüzden de güçlükle ayakta duruyor. Siz sakin sakin ona bakarken, adam size ateş ediyor. Sol gözünüzde bir acı hissediyorsunuz. Aklınız karmankarışık, kaos içindesiniz, sendeleyerek, tuhaf, küçük bir kabine giriyorsunuz, bilinciniz kayboluyor, böyle ne kadar süre bilinçsiz kaldığınızı bilemiyorsunuz ve kabinden tekrar çıkıyorsunuz. O sırada birinin size baktığını görüyorsunuz, bu sizin gençliğiniz! dosdoğru size bakıyor, korkunç bir acı içindesiniz, buna bir son vermeniz gerek, bu sefer onu öldürmek zorundasınız, ateş ediyorsunuz ama gözünüzden dolayı iyi nişan alamıyorsunuz ve onu sol gözünden vuruyorsunuz..sendeliyor...siz de acıyla yere yıkılıyorsunuz ve zamanda yolculuğun paradokslarını daha ciddi biçimde düşünmeye başlıyorsunuz.
ZAMANDA YOLCULUK mümkün mü? Mümkün.
Zamanda geleceğe gitmek pekala mümkün..sorun zamanda geçmişe gitmekte ama quantum fiziğine göre bu da mümkün olabilir..
Nasıl mı, yazacağım azıcık bekleyin
Kalıcı Bağlantı
Yorum (6)
Yorum yaz!
ATLAS PROJESİ
İsviçre'deki CERN merkezinde, 36 ülkedeki 150'den fazla üniversite ve laboratuvardan 2000 fizikçi, dünyanın nasıl oluştuğu sorusuna bir cevap bulabilmek için ATLAS projesinde çalışıyor. Türkiye'den de fizikçiler var. Ve, 2 ay sonra ATLAS projesi 54 yıldır aradığı soruyu bulmalarına yardım edecek büyük deneyi gerçekleştirecek: Yer altında big bang yani büyük patlamanın benzerini gerçekleştirecekler. Araştırmacılar yıllardır bu 'büyük patlama' makinesini yapmakla uğraştılar ve makine tamamlandı. Böylece büyük patlamanın oluşmasından hemen sonraki anlarda neler olup bittiğini öğrenmeyi umuyorlar. ATLAS ismi de şuradan geliyor: Atoroidal LHC Apparatus.
Yeraltındaki bir mağarada, bu deneyin son parçası olan 100 tonluk bir çark da takıldı, hızlandırıcının içinde Large Hadron Collider (LHC) denilen çarpışma gerçekleşek ve ATLAS dedektörü ortaya çıkan 'muon' denilen partikülleri ölçecek.
Bilim adamları ışık hızında giden iki partikül ışının çarpışmasıyla, büyük patlamadan hemen sonraki koşulların ortaya çıkacağına inanıyorlar. Fizikçiler, "parçacıklar süper mıknatıslar tarafından sağlanan bir manyetik alanın içinden geçerken, bu dedektör onları insan saçının teli kadar incelikte takip edebilecek Kısa süre sonra ilk protonlar çarpışacak ve evrenimizin sırları ortaya çıkmaya başlayacak." diyorlar.
Bilim adamları parçacıkların nasıl kütle kazandıkları gibi köklü soruların cevabını bilmiyorlar, deneyler kainatın gizemli kara maddesi ve neden maddenin antimaddeden daha fazla olduğunu da açıklayabilecek. Bu arada, CERN, İsviçre- Fransa sınırında, yeraltında 17 mil uzanan bir labarotuvar.
CERN' in sözcüsü James Gillies "kainatın yüzde 4'ünü biliyoruz, bu deney bize uzay bilimcilerinin kara madde denen kalan yüzde 96'nın ne olduğunu öğretebilir" diyor.
1994 yılından beri 10.000 kadar bilim adamı bu makine üzerinde çalışıyor.
LHC başlamadan önce, 38.000 tonluk ekipmanın ısısının 456 fahrenayt dereceye kadar indirilmesi gerekiyor. Bu tonlarca likit nitrojen ve likit helyum ile sağlanacak.
"Aslında burası dışarıdan daha soğuk, bu büyük bir görev. Tıpkı bir buzdolabı gibi çalışıyor, ama çok daha büyük ve ısı inanılmaz soğuk." diye ekliyorlar.
Bu proje dünyada şimdiye kadar gerçekleştirilecek olan en büyük bilimsel deney olacak. LHC 9.5 milyon $'a mal olmuş. LHC tünelinin içindeki parçacıklar muazzam yüksek enerjilere çıkacak kadar hızlandırılacaklar ve sonra birbirleriyle her saniyede 40 milyon kez çarpışacaklar. Isı, 1.000 000 000 000 000 Celsius dereceye çıktığında, ortalama olarak, 'Big Bang' dan sonraki 1/10 000 000 000 saniye sonraki olan koşullara ulaşılacak. 7.000 tonluk ATLAS dedektörü, bu koşulları elektronik olarak kaydedecek, böylece fizikçiler de bunları analiz edebilecekler. Ayrıca, bildiğimiz 3 boyutun dışında, fazladan boyutlar -mesela sicim teorisinde bahsedilen 11 boyut gibi- varsa onlar da ortaya çıkacak.
kaynaklar: Stephanie Nebehay; Reuters 29 Şubat 2008; University of Regina, campus news
çeviren: müjde dural
Kalıcı Bağlantı
Yorum (3)
Yorum yaz!
Komşunuz Ayşe hanımın garajında bir zaman makinesi var! Bir akşam, ona binerek ta 1934 yılına gidip, dedesini görmek ister, o yıllarda anneannesi ve dedesi henüz flört ediyorlar... Ayşe, dedesine aslında 'gelecekteki torunu' olduğunu söyleyince, dedesi önce inanmaz ama Ayşe, kimsenin bilmediği ailevi sırları söyleyince, dedesi çok şaşırır ve ikna olur, daha sonra bu olanları sevdiği kadına anlatır, ilerideki torunlarıyla tanıştığını söyler! Ama bu sefer çok kötü bir şey olur: Kadın adamın deli olduğunu düşünüp, onunla evlenmekten vazgeçer!

Adam: Hayatım inan gelecekteki torunumuzla tanıştım.
Kadın: Sen delirmişsin! Bir akıl hastasıyla evlenmem! 
Dolayısıyla bu durumda Ayşe bugün, bu olanları nasıl anlatabiliyor? Öyle ya, bu durumda anneannesi ve dedesi evlenmeyince, Ayşe'nin de annesinin doğmaması gerekir, dolayısıyla Ayşe de dünyaya gelemez! Gerçekten de Ayşe 1934 yılına gidince, dedesinin aşk macerasına son verebilir mi, veremez mi? Eğer kendi dünyaya gelişini engellerse ortaya büyük bir çelişki çıkmaz mı?..
Paul Davies'in 'Zaman Makinesi Nasıl Yapılır?' isimli makalesi belki bu sorulara biraz cevap verebilir:
Davies'e göre, sebep-sonuç arasındaki lişikliyi anlamak zamanda yolculuk teorisinin anahtar noktası, zamanda ileri gitmek zaten yeterince kolay: Işık hızına yakın bir hızla hareket eder veya güçlü yerçekimsel bir alanda oturursanız, zaman sizin için diğer insanlara kıyasla daha yavaş geçer yani geleceğe yolculuk yaparsınız.

Örneğin Ali ve Ahmet ikiz olsunlar, Ali uzay gemisine binip, çok büyük hızla yakındaki bir gezegene kadar gidiyor ve tekrar dünyaya dönüyor, seyahatinin 1 yıl sürdüğünü varsayalım. Dünyaya gelince bir de ne görsün? O arada dünyada tam 10 yıl geçmiş, ikizi Ahmet, 10 yaş daha büyümüş, aynı gün doğmuş olmalarına rağmen, Ahmet ondan 10 yaş büyük durumda şimdi...Bu nasıl oluyor? Basit, Ali dünyanın geleceğinin 9 yıl ilerisine sıçradı.
Kafanız karıştı mı? Umarım karışmamıştır, konuyla ilgili başka yazıları günlüğümün 'bilimkurgu' kategorisinde bulabilirsiniz. Umarım sıkılmamışsınızdır, bu çok sevdiğim konuya yine devam etmek istiyorum çünkü
Kalıcı Bağlantı
Yorum (5)
Yorum yaz!
ZAMANDA YOLCULUK MÜMKÜN MÜ?

Yazan: John ve Mary Gribin
Çeviren: Müjde Dural
ABD’li ve Rus araştırmacılar yıllardır bunu araştırıyorlar. Einstein’in izafiyet teorisine göre (ki, günümüzün en iyi uzay/zaman teorisi) zamanda yolculuğu engelleyen bir fizik kanunu yok. Yapması çok zor olabilir ama imkansız da değil. Zamanda yolculuğun imkansız olduğunu söyleyenler buna sebep olarak ‘paradokslar’ı gösteriyorlar. En bilinen paradoks şu: Ahmet, zamanda geçmişe gidiyor ve kendi dünyaya gelişini durduracak bir şey yapıyor mesela zaman makinesine binip, geçmişe gidip, anneannesini öldürüyor, böylece kendi dünyaya gelişini engelliyor veya daha az vahim bir örnek olarak, ‘Geleceğe Dönüş’ filmindeki gibi, yine geçmişe dönerek, annesiyle babasının tanışmasını engelliyor. Bu tür şeylerin yaşanmaması için bunları önleyecek tabiat kanunları var olmalı diye düşünen fizikçiler var ama bu kanunların nasıl çalışacağını henüz kimse izah edemiyor. Zamanda yolculuk ‘kara delik’leri de işin içine dahil ediyor. Einstein’ın teorisi bir uzay/zaman teorisi olduğu için kara deliklerin prensipte zamanda ve uzayda yolculuğa el vermesi bir sürpriz olmayacak. Yalnız bunun için kara deliklerin hareketli olması gerekli, eğer kara delikler öylece uzayda durup, oturuyor ve yanına yaklaşan her şeyi yutuyorsa olmaz. Bir kara deliğin tam merkezinde ‘singularity/tekillik’ denen bir nokta var ve o noktada ne zaman, ne de uzay kalıyor, her ikisi de yok oluyor. 30 yıl önce Roger Penrose, bu tür bir kara deliğe düşen herhangi bir şeyin kendi yer çekimiyle ‘singularity’ noktasına çekilip, yok olacağını kanıtlamış fakat 1960’larda Yeni Zelanda’lı matematikçi Roy Kerr, kara delikler hareketliyse, işlerin farklı olacağını bulmuş. Bu durumda ‘singularity’ noktası yine mevcut ama ortası delik, nane şekeri gibi, halka şeklinde oluyor. Prensip olarak, bu tür bir kara deliğin bir ucundan girip, diğer ucundan başka bir uzayda veya zamanda çıkmak mümkün. ‘Kerr’ in bu çözümü zaman makinesinin ilk matematiksel örneğidir. Zamanında kimse adamı ciddiye almamış. 1970’lerden sonra kendi Samanyolu’muzdaki ve diğer galaksilerdeki kara delikler keşfedilince, teori yeniden geliştirildi. Hatta bir tarafta kara delik, diğer tarafta başka bir zaman ve uzayda (veya aynı zamanda farklı bir yerde) kara deliğe bağlanan ‘worm holes/ solucan delikleri’ nin resimleri bile çizildi.
Michio Kaku’nun zaman makinesi teorisi ise şöyle: Her ikisinde de iki paralel metal tabaka olan iki oda var. Her iki tabaka arasında yaratılan yoğun elektrik alanları (ki, bugünkü teknolojiyle mümkün değil) boşlukta yani uzayda iki odayı bağlayan bir delik oluşuyor. Hareket eden bir nesnede zaman yavaşladığından, odalardan biri hızlı, uzun bir yolculuğa çıkıyor ve geri dönüyor. Zaman solucan deliğinin iki ucunda farklı hızlarda akıyor ve deliğin bir ucuna düşen kişi, diğer uçtan, hızla ya geçmişe, ya da geleceğe fırlatılıyor.
(İnanmayanlar için bak: Physical Review Letters cilt:61 – sayfa:1446 )
Peki, bu arada paradokslardan nasıl kurtulacağız? Quantum fiziği ve izafiyet teorisinde uzmansak, bir yol bulabiliriz. Şöyle ki, quantum fiziğinin çok çeşitli yorumları var ve kimse hangisini doğru olduğunu bilmiyor. Quantum fiziğine göre evren bir sürü sonsuz kopyaya bölünebiliyor. Buna da paralel evrenler deniyor. O halde baştaki paradoks nasıl çözülecek?
Varsayalım ki, Ahmet, anneannesini öldürmek için, zaman makinesine binip, geçmişe gitti, bir noktada iki Ahmet değiştokuş oluyorlar, Ahmet anneannesini öldürdükten sonra diğer kendisiyle birlikte zamanla ilerliyorlar,( ama zamanın farklı kollarında.) Gerçeğin bir dalında (anneannesini öldürdüğü ve kendisini dünyaya gelişini engellediği için) hiç doğmamış oluyor. Ama komşu kapıda yani paralel evrende anneannesi hayatta ve de gayet iyi. Bu yüzden de ‘katil’ dünyaya geldi ve geçmişe dönüp, iğrenç suçunu işledi.
Zaman nedir? Zamanda yolculuk etmek mümkün mü? Zaman Makinesi nasıl yapılır? Kara Delik’ler, Solucan Delikleri, Paralel Evrenler… başka yazarlardan da derlemelerle devam edecek?
ZAMAN BİR İLLÜZYON MU?
Zamanın sadece tek yönlü aktığını düşündüğümüz için, bu şu anlama mı geliyor? Geçmiş ile gelecek arasında 'GERÇEKTEN' fark var mı?
Bu eski felsefi soruyu, Sidney Üniversitesi'nde Huw Price, quantum fiziği kapsamında tekrar inceledi ve şu sonuca vardı:
Geleceğin, geçmişi etkilemeyeceği fikri, insanların yarattığı bir illüzyondur, "kendi zamansal asimetrimizin bir yansıması"dır. Gelecekten alınan sinyaller, quantum deneylerinin sonuçlarına karar vermemizde rol oynar ve quantum dünyasının tüm bilmeceleri ve paradoksları çözülebilir.
Bu yaklaşım, eskiden de vardı fakat hiçbir zaman Huw Price'ın Mind dergisinde basılan makalesi kadar açık, net olarak ifade edilmemişti.
Örneğin, hareket eden bir elektrik şarjının sonucu için iki farklı çözüm ortaya konulur, biri partikülden çıkıp, ışık hızıyla geleceğe/ileriye hareket eden elektromanyetik dalga, diğeri ise yine ışık hızıyla gelecekten gelip, partikülün üzerinde birleşen dalgalar.
Amerikalı araştırmacı John Cramer, quantum fiziği dahilinde, elektron gibi bir quantum maddesinin, geleceğe bir dalganın göndermesi esnasındaki karşılıklı iletişimini düşündü, partikül geri yansıyarak elektrona cevap verir. Yani, ileri giden ve geri yansıyan dalgalar, iki partikül arasında 'EL SIKIŞIRLAR'. Bu tarz bir yaklaşım, klasik quantum bilmescesini de çözer, şöyle ki, iki delikli bir ekranla karşılaşan bir elektronun hangi deliğe gideceğine karar vermesi gibi...
Deneyler şunu göstermiştir: Tek bir elektronun sadece tek bir deliğe gidebilmesine karşın, bu ikinci deliğin açık ya da kapalı olmasına bağlıdır, yani bundan etkilenebilir.. dalga iki deliğe de gider fakat yansıma/eko sadece bir delikten geri döner...yani (el sıkışma) işlemi her iki deliğin mevcudiyetini de gözönüne alır. (elektron sadece deliklerden birine gitse bile)
Birçok fizikçi, bu fikri akla yatkın bulmuyor, çünkü sağduyuları onlara öyle söylüyor. Kimisi de Henry Stapp'ın spekülasyonlarını destekliyorar ve şöyle diyorlar:
Beynimiz çokta olmuş bitmiş şeyleri etkileyebilir.
Price'ın görüşüyse, hem geçmişe, hem geleceğe gidebilmesi konusunda bize bir çerçeve çıkarıyor. Ayrıca, şöyle tartışmalar da çıkmıştır:
Şu anda yaptığımız şeyler, niçin geçmişi değiştiriyor gibi gözükmez? Çünkü geçmiş zaten bizim ne yaptığımızı dikkate almıştır! Farklı bir şey yapmaya karar verisek, geçmiş zaten bilir...yani, " geçmiş aynı kalırken, bugününü farklı olmasını varsayarsak, geçmiş de farklı olacaktır...."
ama bu doğru değildir, fakat sadece mantıksal nedenlerle. Bunu açıklamak için fiziksel asimetri gerekmez.
Daha matematiksel olarak, Price, John Bell'in ünlü eşitsizliğini tartışmayı teklif ediyor: Şöyle ki, iki tamamen farklı quantum sistemi, Einstein'ın "Uzak bir noktadaki tahmin edilemeyen hareket" olarak adlandırdığı şeyle bir araya getirilebilir. Burada, uzaktaki hareket gerçektir, ve Cramer'in el sıkışma işlemidir. Fakat, Price'a göre hür iradelerimizin sınırı yoktur, istediğimiz kararı alır, istediğimiz hareketi yapmayı serbestçe seçeriz, geçmiş bu kararların neler olacağını zaten çoktan bilmiş olur fakat bu bizim onları yaparkenki özgürlğümüzü etkilemez. Geriye doğru etkiyi hareket halinde 'görmeyi' beklememeliyiz.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!