BİR ÜLKEDE NAMUSLULAR DA, NAMUSSUZLAR KADAR CESUR OLMALIDIR.

HAYALİMDEKİ CENNET...

24/11/2008 · Kategori: DİN

Kutsal kitaplara bakarsanız, dünyadan hiç farkı olmayan bir öbür dünya tarif ediliyor.

Etten, kemikten, yiyip, içen,  içinde şarap ırmakları akan,  yakut gövdeli ağaç (ne faydası varsa!),  hurilerle gönül eğlendirilen bir yer!

Pardon ama, Adem ile Havva'yı seks yaptığı için cennet'ten kovan Allah fikir mi değiştirdi?  Masum

İnsanlar bu dünyaya o kadar bağlılar ki, öbür dünyada yakut ağacın yakutlarıyla bir şeyler mi satın almayı düşünüyorlar? Para, pul Cennet'de de mi  var?

Cennet'de de yiyip, içeceksek, tuvalete de gideceğiz, kanalizasyon sistemi de olmalı. Ne farkı var o zaman dünyadan? Ben böyle bir Cennet'e gitmek istemem.

Gelelim Cehennem'e. Kaynar kazanlarda sürekli haşlanan, derileri yenilendikçe yenisi çıkan yine haşlanan, kavrulan  günahkarlar. 

Şimdi bunu doğru olarak kabul edersem,  işkence yapmaktan zevk alan, sadist bir tanrı kavramını da doğru olarak kabul etmem gerekir.

Niye biz insanlar "işkence insanlık suçudur", "işkence bir köpeğe bile yapılmaz", "işkence insanlığa yakışmaz" diyoruz? İdam cezasını bile yasaklıyoruz. En kötü suçları işlemiş kişileri bile kaynar sularda haşlamıyoruz. Mahkumlara kötü muamele yapılamaz, savaş esirlerine bile işkence yapılamaz diyoruz.  İnsanlığa yakışmayan bu şey  Allah'a nasıl yakışıyor? Yarattığı kullar Allah'tan daha mı merhametli? Hani Allah çok merhametliydi?

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (11) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

11 yorum yazılmıştır

Yazan:isimsiz | Tarih: 2009-05-22 19:35:49
Konu: Allah Adildir Kullarına Zulmetmez.Bize Merhamet Duygusunu Veren Allah'ın Kullarına Şefkat ve Merhameti Sonsuzdur.

Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum.Ben hoca yada din alimi değilim.Yazdıklarınızı bir yazıyı ararken çıkan arama sonuçlarına bakarken gördüm.Bazı yerleri beni oldukça üzdü.Bu nedenle Allah,cennet ve cehennem gibi konularda daha önce sorulan bazı sorular ve bunlara verilen cevapların bulunduğu .www.sorularlaislamiyet.com sitesinden bazı bölümleri aktarıyorum. Bu sorulara cevap verenler konusunda uzman kişiler . Sadece cennette tuvalet konusundaki düşüncenize uygun soru daha önce sorulmadığı için bir hocaefendinin kitabındaki Cennet hayatının anlatıldığı bölümden aldığım bazı bilgileri aktarıyorum.Niyetim bir tartışma ortamı değil. Faydalanmanız dua ve dileklerimle.

Soru-1
Hz. Adem'in cennette el uzattığı yasak meyvenin cinsellik olduğunu duydum, aslı var mıdır?
Bakara Suresi, Ayet 35:

Dedik ki: "Ey Âdem, sen ve eşin cennette oturun, ikiniz de ondan dilediğiniz yerde bol bol yeyin, fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Ayette geçen ve yaklaşılması yasak olan ağaç ne idi?

Doğrusu bunu Allah Teâlâ Kur'ân'da bize ismiyle bildirmemiştir ve ancak bunun cennette belli ağaç olduğunu, Âdem'in kurtuluş ve saadetinin bozulmasına sebep olmak özelliği bulunduğunu anlatmıştır. Demek, fazlasını bilmemizde Allah katında bir fayda yoktur. Ve şimdilik mümkün değildir ve tahkikçi (kritikçi) tefsircilerin seçeneği budur.

Soru-2
Hz. Adem ve Hz. Havva'nın yeryüzüne indirilişi nasıl olmuştur?

Fakat o Şeytan onlara, gözlerinden gizlenmiş olan edep yerlerini açığa çıkarmak için vesvese verdi. Onlara şöyle telkinde bulundu: "Rabbinizin size bu ağacın meyvesini yasaklamasının tek sebebi, sizin meleklerden veya ölümsüz hayata nail olanlardan olmanızı önlemektir" diyerek, kendisinin onların iyiliğini istediğine dair yemin üstüne yemin etti.

- Böylece onları aldatarak mevkilerinden düşürdü. Şöyle ki: O ağacın meyvesini tadar tadmaz, edep yerlerinin açık olduğunu fark ettiler. Derhal, buldukları cennet yapraklarıyla edep yerlerini örtmeye başladılar. Onların Rabbi ise nida edip buyurdu: "Ben sizi o ağaçtan menetmedim mi? Ben Şeytanın sizin besbelli düşmanınız olduğunu söylemedim mi? Niçin Beni dinlemediniz de bu perişan duruma düştünüz?"

- "Ey bizim Rabbimiz, kendimize yazık ettik. Şayet Sen kusurumuzu örtüp, bize merhamet buyurmazsan, en büyük kayba uğrayanlardan oluruz" diye yalvarıp yakardılar.

- Buyurdu ki: "Birbirinize düşman olarak inin! Size dünyada bir süreye kadar kalma ve yararlanma imkânı veriyorum: Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve yine oradan diriltilip mezardan çıkarılacaksınız." (Araf Suresi, 20-25)


Soru-3
Allahın merhameti şefkati hakkında bilgi verirmisiniz?

Değerli Kardeşimiz;

Hiç düşündünüz mü; Hazreti Allah (cc) kullarını ne kadar seviyor, cehenneme gitmemelerini ne kadar istiyor?

İsterseniz sözü uzatmadan bir kudsî hadisin hatırlatmasına bir göz atalım, sonra diğer misallere geçebiliriz.

Rabbimizin en çok sevdiği şey nedir, biliyor musunuz?

Kudsî hadiste şöyle bildiriliyor:

– Rabbimiz kulunun işlediği amelleri içinde en çok tevbesini sever.

– Neden?

– Çünkü tevbe eden kul cehennemden kurtulur da ondan. Rabbimiz de kulunu cehennemden kurtaran ameli çok sever.

Hatta bir ana, yavrusunu ateşe atmayı nasıl istemezse Rabbimiz de kulunu cehenneme atmayı ondan çok daha fazla istemez.

Nitekim bir defasında ashabdan biri bir çocukluk hatırasını anlatırken demişti ki:

– Çalılıkta dolaşırken bulduğum bir kuş yuvasından yavruları alıp koynuma koymuştum. Tam bu sırada yavrunun anası başımda dolaşmaya başladı, acıdım, yavruları bırakmak için ihramımı açmaya çalıştığım sırada kuş hemen koynumdaki yavrusunun yanına daldı, kanatlarını yavruları üzerine gerip kollamaya başladı.

Efendimiz (sav)in buna sorusu şöyle oldu:

– Bu annenin yavrusuna bu kadar acıması sizi hayrete mi düşürdü?

Efendimiz (sav) şunu ilave etti:

– Hiç şüpheniz olmasın Allah (cc)ın kullarına acıması bu annenin acımasından (kıyas kabul etmeyecek derecede) fazladır.
Bir defasında kadının biri çocuğunu kaybetmiş, deli gibi bir oraya bir buraya koşuyor, yavrusunu arıyor, bulduğu yabancı çocukları da bağrına basıp hemen oracıkta emdiriyordu.

Kadının bu heyecanını gören Efendimiz (sav) yanındakilere;

– Böylesine şefkatli şu kadın hiç yavrusunu ateşe atar mı, diye sordu.

– Atmaz! dediler.

Efendimiz (sav) de tasdik etti;

– Ben de öyle biliyorum, atmaz, dedikten sonra buyurdu ki:

– İşte Allah (cc) da bu kadından çok fazla merhametlidir. Kullarını ateşe atmaz, onlar kendilerini ateşlik amelin içine atmadıkça!

Evet, evet. Allah (cc) kullarını ateşe atmaz, kullar kendilerini ateşlik işin içine atmadıkça!

Bir yolculuktan dönülüyordu. Mola verilmiş, bir kadın da ateş yakarak hazırlık yapmaya başlamıştı. Ateşin alevleri yükselince kadın koşuşturan çocuğunun ateşe düşmesinden korktuğu için hemen onu bağrına bastı ve ateşe düşmesi halindeki dehşeti de tasavvur ederek buna gönlünün dayanamayacağını hayal edip orada bulunan Efendimiz (sav)e dönerek sordu:

– Sen Allah (cc)ın peygamberisin değil mi? Efendimiz (sav) de;

– Hiç şüphen olmasın, buyurdu.

Bunun üzerine kadın şöyle dedi:

– Allah (cc)ın kullarına merhameti bir ananın yavrusuna olan merhametinden daha çok değil mi?

Efendimiz (sav):

– Hiç şüphen olmasın öyledir, buyurunca kadın:

– Öyle ise bir ana yavrusunu ateşe atmaz, diye sızlandı.

Efendimiz (sav)in gözleri yaşardı da buyurdu ki:

– Yüce Allah (cc) ancak kendisine isyan edenleri ateşe atar. Müstahak olmayanları asla!

Demek oluyor ki, Allah (cc) kullarını ateşe atmayı asla istemiyor, sonsuz merhamet ve şefkati ateşi gerektirmiyor. Ancak kullar dürüst hareket etmiyor, ille de ateşlik işler yapıyor, birilerine zulmediyor, haksızlıkta bulunuyor, Yaradanına da isyandan geri kalmıyor, böylece kendi amelleriyle kendilerini ateşe attırıyorlarsa bu da kulların kendi tercihleri...

Sözün özü bu olsa gerektir!..


CENNET HAYATINDAN …

Cennet'e giriş, duygusal olacak,
İnsan, gözlerine inanamayacak!
Tarihsel, evrensel bir an olacak,
Ruhsal heyecan doruğa çıkacak.
Öncelikle peygamberler girecek,
Ve ardından ümmetleri girecek,
Melekler yerlerini gösterecek,
"İşte mülkün, hepsi senin!" diyecek.
Mü'minler, mülklerine yerleşecek,
Ağaçların altında dinlenecek,
Hûriler, vildanlar hizmet edecek,
Allah, "Yiyin için kulum" diyecek.
Eşler, eşiyle birlikte olacak,
Cennet divanlarına uzanacak,
Doyasıya sevip sohbet edecek,
Aile hayatı devam edecek.
Eşleri Cehennem'de bulunanlar,
Ya da dünyada eşi olmayanlar,
Cennet'te hiç kimse tek kalmayacak,
Herkes gönlüne göre eş bulacak.
Eşler, her açıdan mutlu olacak,
Bu mutluluk sürekli olacak,
İkisi de genç ve zinde olacak,
Yaşları da hep otuzüç olacak.
Cennet'te ısı hep aynı olacak,
Sürekli bahar mevsimi olacak,
Enerjisi yapısından olacak,
Bu nedenle hep aydınlık olacak.
Dün, bugün, hafta, ay, yıl olmayacak,
Zaman birimi sözlükten çıkacak,
İnsanlar her zaman piknik yapacak,
Ağaçların altında oturacak.
Cennet nimetleri çok bol olacak,
İnsanların gözü gönlü doyacak,
Hasetlik, kıskançlık unutulacak,
Her şey önlerinde hazır olacak.
Ağaçların dalları uzanacak,
"Meyvemden kopar" diye yalvaracak.
Hûriler, vildanlar servis yapacak,
Cennet meşrûbatları sunulacak.
Cennet nimetleri şeffaf olacak,
Sindirilip deriden atılacak,
Bağırsaklar devre dışı kalacak,
Tuvalet ihtiyacı olmayacak.
Saçlar ve tırnaklar uzamayacak,
Kuaför salonları olmayacak,
Her şey hazır, her şey doğal olacak,
Mutfak, yemek işi de olmayacak.
Cennet hayatı farklı bir âlemdir,
İnsanlar orada tam güvendedir,
Hastalık, yaşlılık, ölüm yok orda,
Yarınlar için bir kuşku yok orda.
Tüm mü'minler tek kalp gibi olacak,
Birbiriyle doğal kardeş olacak,
Karşılıklı ziyaretler olacak,
Dünya anıları konuşulacak.
Ana-baba ziyaret edilecek,
Evlât, kardeş bir araya gelecek,
Akrabalar, yakınlar toplanacak,
Doyasıya görüşmeler olacak.
Dileyen yerde yaya yürüyecek,
Kimi divanı ile gezinecek,
İsteyen kuşlar gibi uçacak,
İsterse ışık hızını aşacak.
Cennet'in doğası başka olacak,
Denge-düzeni çok farklı olacak,
Bal, süt, şerbet ırmaklardan akacak,
Kevser Irmağı çok tatlı olacak.
Ağaçları altın, gümüş olacak,
Dalı yerde, kökü üstte olacak.
Sarayları mücevherden olacak,
Divanları yakut, zümrüt olacak.
Kadehleri billur gümüş olacak,
Yatak, yastık hâlis ipek olacak,
Giysileri yeşil ipek olacak,
Hepsi hazır, hepsi doğal olacak.
Cennet'te mü'minler özgür olacak,
Zorunlu bir görevi olmayacak,
Namaz ve oruç da farz olmayacak,
Suç günah kavramları da kalkacak.
Cennet'te nimet sürekli artacak,
İnsan ne dilerse, hemen olacak,
Huzur mutluluk doruğa çıkacak,
Hayal duygularını da aşacak!..


Bağlantı»

Yazan:BİR KADIN... | Tarih: 2009-01-02 15:00:22
Konu: YAZIN HAKKINDA

DÜŞÜNCELERİNE AYNEN KATILIYORUM:)ZATEN HURİLERİN BAYANLARIN İŞİNE YARAYACAĞINI DÜŞÜNMÜYORUM...
__________________
çok teşekkür ediyorum..

Düzenleyen antartika gün: 2/1/2009 saat: 14:49

Bağlantı»

Yazan:uygarradikal | Tarih: 2008-12-10 11:20:10
Konu: İnanç

İnanç bence tamamen içsel bir duygudur. Bunu yönetmeye çalışanlara her zaman karşı oldum. İyi ahlak ise tüm dinlerin ortak öğretisi. İnsanlar başkasını yargılamadan ne kadar ahlaklı -klasik namus anlamında değil- yaşadıklarına bakmalı.

Yazılarınızın özgürlüğünü savunuyorum.

Selamlar
_______________
ben de dinden önce güzel ahlaka önem veririm, bir,iki ay önce bu konuda da bir yazı yazmıştım yine din-felsefe kategorimde, yazılarımın özgürlüğünü savunduğunuz için teşekkür ediyorum
selamlar benden

Düzenleyen antartika gün: 10/12/2008 saat: 12:20

Bağlantı»

Yazan:ufuk | Tarih: 2008-11-29 19:12:54
Konu: adem le havva

Adem'le Havva yasak meyveyi yedikleri cennetten atıldı öğrende gel
______________
ooooo, Ufuk, hakkımda gönderilen gizli mesajlar etkisini göstermiş, 5-6 gün önceye göre, üslubun bayağı bir değişmiş, hayırlı olsun:))

Düzenleyen antartika gün: 29/11/2008 saat: 20:54

Bağlantı»

Yazan:kahkaha | Tarih: 2008-11-25 08:36:29
Konu: slm...

Ben de cennet cehennemin bu düyada olduğunu düşünüyorum.İnsanlar cezalarını bu dünyada çekiyorlar...Neden bu durumlara düştüklerini bilmiyorlar belki ama bir şekilde hiç akıllarına gelmiyecek şekilde cezalanıyorlar ve gene cennet te bu dünyada görmesini anlamasını bilene...

Kutsal kitaplar için söyledikleriniz akla yatkın. bir de, yazılanların insanlar tarafından kaleme aldıklarını düşünürsek...Bazı yerlerde kendi anladıklarını ifade etmiş olabilirler...
____________________
sevgili kahkaha, bir,iki gün önce Şanlıurfa'da bir kedinin dört bacağı birden vücuduna birleştiği yerden kesilmiş, tüm gazetelerin internet sitelerinde resimli olarak vardı! 70 yaşında bir kadıncağız kedinin çığlıklarına koşup gelmiş ve o durumda bulmuş az sonra zavallı acılar içinde ölmüş. Bir tanrı varsa neden böyle şeylere müsaade ediyor onu da anlamıyorum ben hatta inandığım sadece tanrı kaldı ama böyle şeyleri okudukça neredeyse artık ona da inanmayacağım ama bir bildiği vardır ya da belki bu dünya SANAL bir dünyadır diye kendimi avutuyorum...bunu şunun için anlattım bu dünya cehenneme oldukça yakın bir yer.. masum hayvanların, 6 aylık bebeklerin bile böyle işkence gördüklerini düşünürsek...

Düzenleyen antartika gün: 25/11/2008 saat: 10:15

Bağlantı»

Yazan:Anjelika7 | Tarih: 2008-11-24 22:05:18
Konu: Sevgili arkadaşım...

Din ve inanç Allah'la kul arasında kalması gereken manevi bir bağdır. Kimse kimseye, neye inanıp inanmadığını ispat etmek, açıklamak zorunda değildir. Gerçi günümüzde çoğunluk, artık bir inanç ve müslümanlık yarışına girmiş durumda. Senin veya benim, neye inanıp neye inanmadığımızın, başkalarını neden ilgilendireceğini anlayamıyorum. Herkes yaşam tarzını düşüncesine göre belirleme özgürlüğüne sahip, tabi kanunlar ve toplum kuralları çerçevesinde. Bunun dışındaki insani dayatmaları kabul edemiyorum. Ben senin kimseden korkmadan, çekinmeden yaptığın açıklamalarını takdirle okuyor, cesaretine ve dürüstlüğüne her zaman hayran oluyorum... Sevgilerimle arkadaşım.
_________________
Anjelika'cığım, ben bu yazıyı insanlara bir şey ispatlamak için yazmadım. Kimseye neye inanıp, neye inanmadığımı da söylemek zorunda değilim. Başkaları ilgilenir veya ilgilenmez, onaylar veya onaylamaz, beğenir, beğenmez kimseyi kendim gibi düşünmesi için de yazmadım. Sadece Uğur Dündar'ın programındaki ne renk giyenler cennet'e girebilir, ne renk giyenler giremez konusunda kendi düşüncelerimi blog ortamında paylaşmak amacıyla yazdım. Bloglar da kendi düşüncelerimizi paylaşmak için değil mi zaten? Kaldı ki ben felsefeye meraklı bir insanım, doğal olarak bu konuda yazılar yazmak içimden geliyor ve yazıyorum. Beğenen beğenir, beğenmeyen beğenmez...
sevgiler benden

Düzenleyen antartika gün: 26/11/2008 saat: 12:29

Bağlantı»

Yazan:ahmetde | Tarih: 2008-11-24 17:41:40
Konu: Selamlar..

Samimi ve dürüstce yaptığınız açıklamalarınızı, inançlarınızı bizlerle paylaşmanızı ilgiyle okudum.. Saygı duyuyorum.. Yürekli de buluyorum ayrıca..
Konu inanç olunca, Tanrı-Kul ilişkisinin o kişiyi bağladığına inanıyorum. Nedense bu tür açıklamalar ülkemizde yadırganıyor,sindirilemiyor.. Aklın bilimin ve bilginin egemen olduğu toplumlarda, koşulları içinde, isteyen duygu düşünce ve inançlarını açıklamaları sıradan olabilmeli,olay olarak algılanmamalı, saygıyla karşılanılmalıdır.. Aydınlanma denilen toplumsal dönüşümlerin bir tür ayağının da bu olduğuna inanıyorum.. Sevgiler ve Saygılarımla...
_________________
Sevgili arkadaşım, bloglar da zaten bunun için değil midir? Düşüncelerimizi ifade etmek, başkalarıyla paylaşmak, beğenen beğenir, beğenmeyen beğenmez:) gerçekten de uygar bir toplumsak, içimizden geçenleri -konu ne olursa olsun- KORKMADAN, o ne der, bu ne der demeden özgürce ifade edebilmeliyiz, yoksa bloglar kapansın youtube gibi:))
çok teşekkürler... sevgiler, saygılar benden de...

Düzenleyen antartika gün: 24/11/2008 saat: 17:47

Bağlantı»

Yazan:ufuk2008 | Tarih: 2008-11-24 13:09:05
Konu: selam

herkesin düşünceler farklıdır.senin görüşlerine saygı duyuyorum.esenle kal.
___________________
teşekkürler arkadaşım, saygılar karşılıklı...
sen de esenle kal...

Düzenleyen antartika gün: 24/11/2008 saat: 13:07

Bağlantı»

Yazan:sehnaz62 | Tarih: 2008-11-24 12:25:40
Konu: merhaba

din allah ile kul arasındaki özel bir bağdır...ben bir zamanlar bir şiir yazmıştım...
uyanacağız bir gün bir yerde
belki delta gezegeni,belki cennette

insanların inançlarına sadece saygı duyarım..sevgiler canım arkadaşım...
__________________________
ben de öyle düşünüyorum canım arkadaşım, zaten kimseye de "illa benim düşündüğüm gibi düşünün" demiyorum..
sevgiler benden

Düzenleyen antartika gün: 24/11/2008 saat: 13:05

Bağlantı»

Yazan:birzamanlareylul | Tarih: 2008-11-24 11:52:22
Konu: ??????????????.

merhaba arkadaşım kaç gündür yazılarını takip ediyorum yogun oldugum için yorum bırakamadım bir yıl öncesine kadar senin gibi düşünüyordum bu konuda herkesle çok ateşli tartışmalar yapardım ama oglumun hastalgından sonra artık aynı düşünceye sahip degilim allaha inanıyorsak onun kitabına elçisine ahirete meleklere cinlere vs bütün yaratklarınada inanmamız gerekiyor inkar ettiklerimi gördüm şimdiçok acı çekiyorum şimdi böyle konuşanlar oluncada üzülüyorum bide böyle şeylerle alay edilmesi hiç hoşuma gitmiyor buda benim fikrim saygılar
________________________
ben de sadece kendi fikirlerimi söylüyorum, saygılar benden...

Düzenleyen antartika gün: 24/11/2008 saat: 11:54

Bağlantı»

Yazan:hasretsenfonileri | Tarih: 2008-11-24 11:50:00
Konu: GURUR DUYDUM..

SENİ, SANAL DÜNYADA TANIMIŞ BİLE OLSAM; FİKRİ HÜR, AKILLI, MANTIKLI VE YARATICI KİŞİLİĞİNLE BAĞRIMA BASTIM SEVGİLİ ANTARKTİKA.. SON DERECE DÜRÜST VE BİR O KADAR DA SAMİMİ DÜŞÜNCELERİNİ YANSITTIĞIN YAZILARINI HER OKUDUĞUMDA DA SENİNLE GURUR DUYDUM..
______________________
sevgili hocam çok teşekkür ediyorum, sağolun


Düzenleyen antartika gün: 24/11/2008 saat: 11:52

Bağlantı»