BİR ÜLKEDE NAMUSLULAR DA, NAMUSSUZLAR KADAR CESUR OLMALIDIR.

PSİKOPAT İNSANLAR ÜLKESİ

20/12/2008 · Kategori: DİN

Ablasını 130 parçaya ayırdı!

Sevgilisinin kafasını testereyle kesti!..

Son 1 haftada 3 evlat annesini öldürdü.

Bursa'da bir genç annesini 12 bıçak darbesiyle öldürürken, ablasını da 15 bıçak darbesiyle ağır yaraladı. Gencin şizofren olduğu belirlendi.

Gaziantep'te bir kişi tartıştığı babasını öldürdü.

Denizli'de beddua ettiği gerekçesiyle babasını öldürdü.

Kocaeli Derince'de bir gençkız sobayı tutuşturamadığı için kendisine küfreden babasını öldürdü.

Şanlıurfa' da bir kedinin 4 bacağı, vücuduna birleştiği yerden kesildi, çırpınarak ölen kediyi bu hale getiren kişi ya da kişiler bulunamadı.

Türkiye'deki El Kaide  karargahına yapılan baskını da televizyonda izlemişsinizdir. Yakalan sakallı genç, tv muhabirinin bir sorusuna şu cevabı verdi:
- Sizin gibi kafirleri kesmek için !
Biraz  ötedeki arkadaşları da  "Allahuekber" deyip duruyorlardı. O muhabiri kesselerdi ne kadar büyük zevk alacaklardı.

Dini geleneklerinde  her yıl  çeşitli hayvanların boğazını kesmek olan  insanların,  2- 3 yaşından beri her yıl  boğazı kesilen hayvanları  zevkle seyreden çocukların olduğu,  hayvan boğazlamanın  gayet doğal, gayet normal karşılandığı bir kültür içinde büyüyen gençlerin psikopat, şizofren, paranoyak olmasına  ben şaşırmıyorum. 

El Kaide, Hizbullah  gibi  Müslüman terör örgütlerindeki militanların insanları domuz bağıyla işkence ederek öldürmeleri, başlarını kesmeleri  bir tesadüf mü? Canlı bomba olup masum insanların arasına dalıp ortalığı kan gölüne çevirmeleri tesadüf mü?

Diyeceksiniz ki, "her Müslüman böyle mi? her kurban kesen psikopat mı?" Evet değil. Ama istisnalar kaideyi bozmaz.

Ünlü yazar Leo Tolstoy' un " insan öldürmekle hayvan öldürmek arasında sadece bir adım vardır" deyişini hatırlatırım.  Birkaç istisna dışında dünyadaki tüm seri katillerin  ilk kurbanlarının kedi ve köpekler olması da bir tesadüf değildir.

Kusura bakmayın bir vejeteryan olarak, bir hayvan sever olarak,  İslam dini bana çok vahşi geliyor, tüylerim ürperiyor.  Allah için kesiyoruz da Allah ne yapacak o kesilen hayvanları?

Diyeceksiniz ki, Hristiyanlar et yemiyor mu? İyi de,  marketten  jelatine sarılmış, kıyma haline, biftek haline getirilmiş tabak içinde satılan  dana etini almak farklı bir şey,  canlı canlı bir danayı bahçeye getirip, orada kesmek, yüzmek, doğramak başka bir şey.

Milletçe daha çocukluktan kasaplığa alışıyorsunuz, kasaplık size gayet normal, doğal geliyor! Eti hayatı boyunca sadece marketten alan bir çocuk,  o etin o aşamaya nasıl geldiğini görmüş olmuyor en azından. 

Kafa kesmeyi bu kadar doğal bulan bir toplumda, insanların analarını, bacılarını kesmesi de  gayet doğal olacaktır.

Ya, lütfen biraz kendinize dışarıdan bakmayı öğrenin,
Empati kurmayı öğrenin.
Yaptıklarınız size çok normal geliyor ama normal değil inanın.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (5) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

5 yorum yazılmıştır

Yazan: | Tarih: 2009-12-19 12:18:32
Konu: zevkler ve renkler..

Anneniz size hergün yemek pişirir, hasta olduğunuzda size bakar,kıyafetlerinizi yıkar temizler ve bunun gibi bilimum işinizi seve seve bedavaya yapar,Bizler adam oluncaya değin. Ne için yapar? Annelik duygusu ile Allah\'ın ona bahşettiği annelik merhameti ile.. Böyle bir yaratıcıya kul olduğum için ne mutlu bana ve size.. \'O\' hiç birşeyi boşuna ve gereksiz olduğu ya da kıyım olsun, insanlar birbirlerine zulmetsin diye yaratmamıştır. Bilakis \'O\' nun olduğu yerde güzellikten başka birşey yoktur.
Kurban meselesine gelince: bu görüşlere saygı duyuyorum demek şu demek: ben dinimin emirlerini(beni Yaratanın emirlerine zıt olanlara) saygı duymayanlara saygı duyuyorum.. düz mantık bu.. Size ayet hadis açıklamayacağım. ufku bu kadar geniş ve derin olan kişiler bir zahmet okuyuversinler ALLAH\'ın emirlerini..
Vesselam

Bağlantı»

Yazan: | Tarih: 2009-12-10 05:21:27
Konu: Hayvanları Katletme

Bloğunuzu yeni keşfettim ve çok beğendim, kurban adı altında yapılan kıyımdan ben de iğreniyorum ve fikirlerinizin sonuna kadar arkasındayım!

Bağlantı»

Yazan: | Tarih: 2009-12-04 11:46:12
Konu: KURBAN BAYRAMI ANLAYIŞI

http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=921233

BU YAZIYI OKUMANIZI TAVSİYE EDİYORUM.

Bağlantı»

Yazan:isimsiz | Tarih: 2009-05-20 14:00:14
Konu: Kurbanın Hikmetleri

Aşağıdaki bilgiler www.sorularlaislamiyet.com sitesinden alınmıştır.Birkaç dakika ayırarak okumanızı tavsiye ederim.
Kurban Kesmenin Hikmetleri:

1 - Kurban kelimesi, lügatta, kendisi ile Allah'a yaklaşılan şey mânasına gelir. Bu isimden de anlaşıldığı gibi kurban; Allah'a yaklaşma ve O'nun rızasını kazanma vesilesidir. Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyurulmaktadır: "Biz her ümmet için kurban kesmeyi meşrû' kıldık (emrettik). Allah'ın rızık olarak verdiği dört ayaklı davarlar üzerinde (yalnız) Allah'ın ismini ansınlar (o davarların) gerçek sâhibinin Allah olduğunu bilsinler) diye... O halde hepiniz O'na teslim olun. (Habîbim)! Sen itâatli ve mütevâzî olanları (ebedî saâdet ve selâmetle) müjdele.." (el-Hacc, 34). Bu âyette kurban kesmenin, Allah'ın hatırlanması, yeryüzünde mevcut bütün hayvanların Allah'ın mülkü olup, sırf rahmet eseri olarak insanların istifadesine verilmiş olduğunun bilinmesi için emr olunduğu belirtilmektedir. İnsan zamanla gaflete düşüp, sâhip olduğu malın, mülkün, servetin Allah'ın kendisine bir lütfu olduğunu unutabilir. Karun gibi her şey'e kendi çalışmasıyla, bilgi ve mehâretiyle sâhip olduğunu vehmederek, kendisinde bir kudret ve kuvvet görmeye, İlâhî nimetleri şahsına maletmeye başlar. Gururlanıp, haddini aşar. İşte kurban emri, ona, sâhip olduğu mal ve mülkün, bağ ve bostanın, hayvanların, servet ve paranın Allah'ın bir ihsanı ve lütfu olduğunu ve asıl mal sâhibinin Allah bulunduğunu hatırlatır. O'nun izni ve müsâadesi olmadan hiçbir şey'e sâhip olunamayacağını bildirir. O da gururu bırakıp mahviyet ve tevazua girer. Hakikî kulluk tavrını takınır, şükür vazifesini ifaya çalışır. Bu hal ise, onun Allah'a yaklaşmasına ve rızasını kazanmasına bir vesile teşkil eder.

2 - İnsanın yaptığı bütün ibâdetler gibi kurban kesmesine de Allah'ın ihtiyacı yoktur. Ancak Allah, kurban kesme emriyle kullarını imtihan etmekte, onların takvâlarını, ilâhî emre itâattaki titizliklerini, Allah'a yakınlık derecelerini ölçmektedir. Hacc sûresi, 37. âyette bu husus şöyle belirtilir: "Onların ne (sadaka edilen) etleri, ne de kanları hiçbir zaman Allah'a (yükselip) erişmez. Fakat sizden O'na (yalnız) takvâ (Allah'ın emirlerine itâat ve yasaklarından ictinab titizliği) ulaşır..." Bu âyette de görülüyor ki, kesilen kurbanlarda gaye; ihlas, takvâ ve Allah'a yaklaşmadır. Maksad, Allah'ı verdiği nimetleriyle hatırlama ve O'nun rızâsını kazanmaktır. Bu maksad ve gaye olmadıktan sonra kesilip dağıtılan etlerin, akıtılan kanların, ne kadar çok olursa olsun, Allah katında hiçbir değer ve kıymeti yoktur.

3 - Kurban aynı zamanda Hz. İsmail'in (A.S.) Allah için kurban edilmekten bir lütuf eseri olarak kurtuluşunun hatırlatılmasına da vesiledir. Cenâb-ı Hak, İbrahim'i (A.S.) büyük bir imtihana tâbi tutmuş, sevdiği biricik evlâdını Allah için kurban etmesini istemiştir. Hz. İbrahim ile oğlu İsmail, her ikisi de bu isteğe, tam bir teslimiyet ve sadakat içinde uymuşlardır. Hazret-i İbrahim oğlunu kesmek üzere yatırmış ve bıçağı boynuna çalmıştır. Fakat bıçak İsmail'i (A.S.) kesmemiştir. Çünkü Cenâb-ı Hakk'ın muradı, Hz. İsmail'in kesilmesi değil, baba-oğul iki şanlı nebînin erişilmez teslimiyet ve sadakatlarının, ferâgat ve fedakârlıklarının, melekler ve kıyâmete kadar gelecek bütün insanlar tarafından bilinmesi, daima hatırlanması idi. Bu hikmet tahakkuk ettiği için, bıçağa İsmail'i kesmemesini emr etmiş; Hz. İsmail'in yerine onlara Cennetten bir koç göndererek onu kurban etmelerini istemiştir. İşte kurban kesmek; bu büyük ve ibretli hâdisenin yıldönümünü kutlamak mahiyetindedir.

4 - Her yıl müslümanlar tarafından binlerce kurban kesilmektedir. Bu, bir bakıma, bir müslümanın Allah'a ibadet ve onun emrine uymak için her şey'ini fedâ edebileceğinin, Allah yolunda bütün varlığından vazgeçebileceğinin sembolik bir ifadesi olmaktadır.

5 - İslâmın koyduğu kurban kesme hükmü, aynı zamanda insanlar için büyük bir nimet ve rahmettir. Bir yıl boyunca pek çok sıkıntılar çekmiş, belki de ağzına bir lokma et koyamamış fakirler, kurban bayramı münasebetiyle bol bol et yeme fırsatına kavuşurlar. Fazla gelen etleri kavurma yapıp uzun zaman o etten faydalanma imkânını elde ederler. İslâmın sosyal adâleti te'min edici bir hususiyeti de böylece ortaya çıkmış olur.
http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=show_qna&id=9674&keyword=kurban

Bağlantı»

Yazan:uygarradikal | Tarih: 2008-12-20 14:08:23
Konu: Vahşet

Biz başa geldik, her şey iyiye gidiyor diyenler ve onların her türden destekcileri toplumun süreklendiği vahşet, ilkellik ve geriye gitme karşısında ne diyecekler. Bu bayram ortada kesimlerin artmasının nedeni yine yaklaşan seçimler ve oy için her şeyi yapmaya hazır politikacılar bence.

Selamlar

Bağlantı»